Elimde sararmış, 11 Nisan 1920 tarihli bir Alemdargazetesi var kadim dostum Yaşar Aksoy geçen gün yayınladı. Bu kâğıt parçası, sadece eski bir haber kaynağı değil; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutuk’ta "Şahsi menfaatlerini, müstevlilerin (işgalcilerin) siyasi emelleriyle tevhit edebilirler (birleştirebilirler)" diyerek tarif ettiği o karanlık zihniyetin somut belgesidir.
İbret Tablosu: Nutuk’un Tasviriyle O Günler
Atatürk, Nutuk’un hemen başında manzarayı şöyle çizer: "Osmanlı Devleti'nin dahil bulunduğu grup, Harbi Umumi'de mağlup olmuş... Ordu zedelenmiş, şartları ağır bir mütarekename imzalanmış." İşte bu gazete, tam o çöküş anında;
1. Kendi halkına ölüm fermanı yazanları,
2. İngiliz uçaklarıyla "Milli Mücadele asiliktir" diye fetva dağıtanları,
3. Vatanın kurtuluşunu yabancı postalları altında arayanları temsil ediyor.
Ankara’da Meclis’in açılmasına sadece 12 gün kala basılan bu nüshada; Kuvayı Milliye’nin katlinin "vacip" olduğu yazıyor. Yani bugün özgürce soluduğumuz bu vatanın kurucuları, o gün bu sütunlarda "hain" ilan ediliyordu.
Gençliğe Hitabe’nin "Dâhilî Bedhahları"
Gazi’nin Gençliğe Hitabe’de bizi uyardığı o meşhur cümleleri hatırlayalım:
"Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş... Memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler."
Bu gazete sayfası, işte o "dâhilî bedhahların" (iç düşmanların) sesidir. Kendi evlatlarını yabancıya kırdırmak isteyenlerin, halkın dini duygularını sömürerek direnişi kırmaya çalışanların kirli bir vesikasıdır. 23 Nisan'ı anlamak, bu vesikadaki zifiri karanlığı görmekle başlar.
23 Nisan’ın Yeni Nesil İçin Önemi
Sevgili Gençler; 23 Nisan sadece şekerlerin, balonların ve törenlerin günü değildir.
1. Bir İrade Devrimidir: 23 Nisan 1920, bu gazetedeki "Padişahın kulu olun, işgalciye boyun eğin" diyen sese karşı; "Hayır, hâkimiyet bilakaydüşart (kayıtsız şartsız) milletindir!" haykırışıdır.
2. Geleceğin Sigortasıdır: Atatürk, bugünümüzü mahvedenlerin yarınımızı da karartmaması için bu bayramı çocuklara armağan etmiştir. Çünkü çocuk, hürriyetin ve temiz bir geleceğin sembolüdür.
3. Tarihi Bir Derstir: Bu "ihanet belgesi" bize gösteriyor ki; bir milletin başına gelebilecek en büyük felaket, kendi kaleminin, kendi iktidarının düşmanla bir olmasıdır.
Son Söz: Bir Milletin Cevabı
Sizler bugün 23 Nisan’ı kutlarken, bu sararmış sayfadaki nefret dolu kelimeleri hatırlayın. Bu manşetler galip gelseydi, ne bir bayrağımız ne de bir kimliğimiz olacaktı.
Atatürk’ün Gençliğe Hitabe’deki son emri kulaklarımızda çınlasın: "Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!" 23 Nisan, bu kudretin şahlanışı; Alemdar gazetesi ise o şahlanışın neden elzem olduğunun unutulmaması gereken ibretlik vesikasıdır.
Bayramınız kutlu, hürriyetiniz baki olsun!
