İzmir Körfezi’nden toplanan midyelerde Hepatit A ve Norovirüs tespit edildiğine ilişkin araştırma kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, konuya ABD’de yaşayan İzmirli virolog ve biyoteknoloji uzmanı Semih Tareen açıklık getirdi.
Dünyanın sayılı uzmanları arasında gösterilen Tareen, söz konusu çalışmada ortaya konan verilerin dikkat çekici olduğunu belirterek, virüs riskine işaret etti ancak önemli bir noktaya vurgu yaptı: “Midyeler en az 5 dakika kaynatıldığında bu virüsler etkisiz hale gelir.”
“Virüs Tespiti Şaşırtıcı Değil”
TÜBİTAK desteğiyle Dokuz Eylül ve Adnan Menderes üniversitelerinin ortak yürüttüğü çalışmada, İzmir Körfezi’nden toplanan midyelerin yüzde 26,7’sinde Hepatit A, yüzde 30’unda ise Norovirüs pozitifliği saptandığına dikkat çeken Tareen, Türkiye’de midye tüketiminin yaygın olması nedeniyle tüketicilerin bilinçli davranması gerektiğini ifade etti.
Gençliğinde İzmir Körfezi’nin çok daha kirli olduğunu hatırlatan Tareen, midyelerin deniz suyunu filtre ederek beslendiğini ve bu süreçte sudaki virüsleri de bünyelerinde biriktirebildiklerini belirtti. Özellikle kirli körfezlerde bu oranların yüksek olabileceğini vurguladı.
Hepatit A’nın karaciğer iltihabına yol açan ve fekal-oral yolla bulaşan bir RNA virüsü olduğunu anlatan Tareen, Norovirüsün ise dünyada en sık görülen gastroenterit etkenlerinden biri olduğunu, kusma, ishal, karın ağrısı ve ateşe neden olabildiğini söyledi.
“İyi Pişirme Hayati Önem Taşıyor”
Midye tüketiminde dikkat edilmesi gerekenlere değinen Tareen, standart pişirme yöntemlerinin virüsleri etkisiz hale getirdiğini belirterek, özellikle en az 5 dakika kaynatmanın yeterli olduğunu söyledi.
Ayrıca yaz aylarında güneş altında bekletilen ürünlere karşı da uyarıda bulunan Tareen, iyi pişirilmiş olsa bile uygun koşullarda saklanmayan midyelerde patojenlerin yeniden çoğalabileceğini dile getirdi.
Bilkent’ten Destek: “PCR Aktif Virüs Anlamına Gelmeyebilir”
Konuyla ilgili bir değerlendirme de Bilkent Üniversitesi Uluslararası Nanoteknoloji Araştırma Merkezi (UNAM) Sentetik Biyosistemler Laboratuvarı Grup Lideri Doç. Dr. Urartu Şeker’den geldi.
Şeker, örneklemenin doğrudan midye çiftliklerinden değil, körfezin genelinden yapıldığını belirterek, bu tür viral bulaşı verilerinin bu alanlarda şaşırtıcı olmadığını ifade etti. Benzer bulguların 7-8 yıl önce Samsun Körfezi’nde, özellikle kanalizasyon çıkışlarında raporlandığını hatırlattı.
Günümüzde piyasada satılan midyelerin ve birçok su ürününün büyük ölçüde çiftliklerde üretildiğine dikkat çeken Şeker, bu alanların Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından belirlenen su kalitesi kriterlerine göre denetlendiğini kaydetti.
Çalışmada aktif virüs değil, viral nükleik asidin PCR yöntemiyle tespit edildiğini vurgulayan Şeker, nükleik asit varlığının enfeksiyöz yani aktif virüs bulunduğu anlamına gelmeyebileceğini belirtti.
Uzmanlar, gıda risk değerlendirmesinde tüketilen miktarın ve ürünün kaynağının büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.