CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Yankı Bağcıoğlu, Gaziantep İl Başkanlığı’nda düzenlediği aylık milli güvenlik bilgilendirme toplantısında; dış politika, savunma sanayii, askeri sağlık sistemi ve TSK personelinin özlük haklarına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Bağcıoğlu, özellikle askeri sağlık sisteminin kaldırılmasının Türkiye açısından ciddi güvenlik riski oluşturduğunu belirterek, “Kriz ve savaş anında telafisi mümkün olmayan zafiyetler doğurur” dedi.
Toplantının açılışında geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden emekli Oramiral Özden Örnek ile emekli Albay Murat Özenalp’i anan Bağcıoğlu, her iki ismin de FETÖ kumpaslarının mağduru olduğunu vurguladı. Sosyal medyada milletvekilleri ve parti yöneticilerine yönelik yürütülen organize kampanyaların geçmişteki kumpas süreçlerini hatırlattığını ifade eden Bağcıoğlu, “Milli güvenliğe en büyük darbe, bu kumpaslara göz yumulmasıyla oluşmuştur” diye konuştu.
Karadeniz’de Rusya-Ukrayna savaşının uzun süreli bir yıpratma savaşına dönüştüğünü söyleyen Bağcıoğlu, Türkiye’nin çevresindeki güvenlik ortamının giderek daha kırılgan hale geldiğini belirtti. Suriye’de SDG/YPG ile Şam yönetimi arasındaki entegrasyon sürecinin hâlâ belirsizlik taşıdığını ifade eden Bağcıoğlu, İran merkezli kriz dinamiklerinin ise bölgesel çatışma riskini canlı tuttuğunu kaydetti.
İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını da sert sözlerle eleştiren Bağcıoğlu, Gazze’ye yönelik ablukanın ve uluslararası sularda yardım gemilerine yapılan müdahalelerin uluslararası hukuka aykırı olduğunu söyledi. Netanyahu hükümetini “bölgedeki en büyük kriz ve gerilim kaynağı” olarak nitelendiren Bağcıoğlu, Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin deniz yetki alanlarında daha aktif olunması gerektiğini savundu.
Savunma sanayiine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Bağcıoğlu, SAHA EXPO kapsamında sergilenen yerli savunma projelerinin gurur verici olduğunu ancak sektörün liyakat ve koordinasyon sorunları yaşadığını öne sürdü. “Prototip cenneti olmayalım, güçlü bir Türkiye ve güçlü bir TSK’ya sahip olalım” diyen Bağcıoğlu, savunma sanayiinin siyasi etkilerden uzak, şeffaf ve denetlenebilir bir yapıya kavuşturulması gerektiğini söyledi.
Askeri alanların imara açılmasına da tepki gösteren Bağcıoğlu, özellikle deprem riski taşıyan şehirlerde askeri bölgelerin ranta açılmasının “kent suçu” olduğunu ifade etti. OYAK’ın açıkladığı nema oranını da eleştiren Bağcıoğlu, askeri personelin birikimlerinin enflasyon karşısında eridiğini savundu.
Toplantıda askeri sağlık sistemi, emekli askerlerin maaşları ve şehit yakınları ile gazilerin sorunları da gündeme geldi. 2016 sonrası askeri sağlık sisteminin dağıtılmasının harp cerrahisi ve kriz yönetimi alanlarında ciddi kapasite kaybına yol açtığını söyleyen Bağcıoğlu, sistemin yeniden kurulmasının “kritik gereklilik” olduğunu belirtti.
Emekli astsubaylar, uzman erbaşlar ve emekli devlet memurlarının büyük bölümünün yoksulluk sınırının altında yaşam mücadelesi verdiğini kaydeden Bağcıoğlu, şehit aileleri ve gaziler için hazırlanan 18 kanun teklifinin hâlâ komisyonda beklediğini hatırlatarak, düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.