CEMRE YUVARLAK/EGELİ GAZETE-İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde yaşanan maaş ve şirketlerdeki havuzlara iade krizi gündemdeki yerini koruyor. Kriz sonrası sokağa inen Genel-İş İzmir şubeleri, çözüm arayışını siyasi temaslarla sürdürürken, bugün kritik bir görüşme daha yapıldı.
Genel-İş İzmir 1, 2, 3 ve 9 No’lu Şube başkanları ile Toplu Sözleşme Daire Başkanı Faruk Saral, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Sivil Toplum Kuruluşlarından Sorumlu Ulaş Karasu ile bir araya geldi. Görüşme, saat 13.30’da CHP İzmir İl Başkanlığı binasında gerçekleştirildi. Toplantı yaklaşık 2 saat sürmesinin ardından sendika toplantı ile ilgili açıklamalar yaptı.
“ÖDEMELERLE İLGİLİ BEKLEMEDEYİZ”
DİSK/Genel İş Toplu sözleşmeler Daire Başkanı Faruk Saral, “İki hafta önce burada bir toplantı yapmış ve burada müjdeli haber vermiştik. O gün haber verdiğimiz toplantıyı yaptık. Yine Ulaş Bey ve il başkanımız yönetici arkadaşlar buradaydı 2 hafta önce ne söylediyse aynı yerdeyiz. Ay sonu bize yapılacağı söylenen ödemelerle ilgili bir beklemedeyiz. Dün de iki şirketin naaşının ödenmesinde ilgili bir görüşme noktasındaydık” diye konuştu.
“CEMİL BAŞKAN İLE YARIN TOPLANTI YAPILCAK”
Saral sözlerine şöyle devam etti:
“Havuzda olan arkadaşlarımızın isim listesini, mevcut görevlerinin ne olacağını ilettik. Yarın Ulaş Bey Cemil başkanla bir toplantı yapacak ve bu toplantı neticesinde havuzdaki arkadaşlarımızla ilgili gözden geçirme ve şirketlerin ihtiyaç olunan yerlerinde işe alınmasıyla ilgili bir sonuca bağlanacak. O toplantının neticesinde şube başkanlarımız bilgi verilecek. Sonrasında bilgilendirme yapılacak. Ödemeler noktasında görüşmenin ardından bir takvimle ilgili yol çizilecek”

“EN KISA SÜREDE HAVUZDAKİ ARKADAŞLAR İŞE YERLEŞTİRİLECEK”
“Mevcut arkadaşların listesini verdik, ne iş yaptıklarını da belirttik. Alacak kalemleri elbette ki dün akşam yapılan maaş ödemesi sonrasında netlik kazanacaktır. Bu netlik kazanıldığına göre ödemelerin rayına girmesi ve geriye dönük alacakların takvime girmesini istemiştik. Bunu ilettik. Arkadaşlarımızın kimisi havuzda kimisi işten çıkarılmış durumda. Yarın yapılan toplantı sonrasında en kısa sürede arkadaşlarımızın işe yerleştirilmesi noktasında bilgi vereceğiz. Belki bu bir toplantı değil 2 toplantı olur ama bir öncekinden komisyonda süreçti demek değil arkadaşların şirketlerdeki bir kadrolara verilmesi noktasında bir çalışma olacak. Biz güvenlikleri arkadaşların güvenliğe ESHOT’takilerin ESHOT’a girmesiyle ilgili bir şey söylemedik ama arkadaşların hangi işi yaptıklarını söylemiştik. Güvenlik arkadaşlarla ilgili süreç yargıya da taşınmıştı. Bunun mücadelesini de verdik”
Ardından Türk-İş ile de görüşmeler yapan Ulaş Karasu, toplantı sonrası açıklamalarda bulundu. Karasu şu ifadelere yer verdi:
"YILBAŞI GÜNÜ VERMİŞ OLDUĞUMUZ SÖZLER YERİNE GETİRİLDİ"
Başkanlarımızdan önce DİSK yetkilileriyle, şube başkanlarıyla da görüştük il başkanımızla beraber. Buraya yaklaşık 15 gün önce geldiğimizde İzmir’deki sorunların diyalogla çözülebileceğini ifade etmiştim. Konuşarak çözülebileceğini ifade etmiştim. Ve o gün vermiş olduğumuz sözleri gerçekleştirmenin mutluluğu içindeyiz. O gün yapılan toplantılar sonunda Büyükşehir Belediye Başkanımıza buradan teşekkür ediyorum. Bürokratlarına teşekkür ediyorum. Özellikle yılbaşı günü vermiş olduğumuz sözler yerine getirildi. Ocak ayının ilk haftasında verilen sözler yerine getirildi. Şimdi çözülmeyi bekleyen birkaç konumuz daha var.
"HAVUZ SİSTEMİ TATLIYA BAĞLANACAK"
Onlarla da hem Büyükşehir Belediye Başkanımızla hem sendikalarımızla görüşüyoruz. Kısa sürede kamuoyunda “havuz sistemi” olarak bilinen sistemle ilgili de somut çözümler ortaya konulacak ve o süreç de tatlıya bağlanacak. Onun dışında geriye kalan ödemelerle ilgili de belediyemiz, belediye başkanımız bir ödeme planı oluşturuyor. Onu da sendikalarımızla görüşerek o süreci de tamamlamış olacağız.
"İZMİR'DE BELEDİYELERİMİZ ÜZERİNDEN ALGI YARATMAYA ÇALIŞIYOR"
Bundan sonraki süreçte tabii ki biz belediyelerimizin nasıl baskı altında tutulduğunu görüyoruz. İzmir üzerinde bir oyun oynanmak istendiğini görüyoruz.Çünkü iktidar İzmir’den 10 alırken İzmir’e sadece 1 veriyor. Bunun karşılığında da emekliyi açlığa, yoksulluğa mahkûm edenler; asgari ücretliyi açlık sınırının altında zamla karşı karşıya bırakanlar; 16 milyon emekliyi ortalama 23 bin 500 lira maaşa mahkûm edenler, utanmadan, sıkılmadan İzmir’de belediyelerimiz üzerinden algı yaratmaya çalışıyorlar.
Karasu sözlerine şöyle devam etti:
Bugün belediyelerimizin yaşamış olduğu ekonomik krizin en önemli nedeni, AKP iktidarının Cumhuriyet Halk Partili belediyelere, vatandaşlarımızın yüzde 65’inin yaşadığı şehirleri yöneten CHP’li belediyelere uygulamış olduğu düşman hukukudur. Bu hukuka karşı Cumhuriyet Halk Partisi’nin tüm belediye başkanları, özverili bir şekilde vatandaştan aldıklarını vatandaşa yeniden dönüştürebilmek için hizmet etmeye çalışıyorlar.
Tabii ki vatandaşla inatlaşma olmayacağını en iyi AKP iktidarı bilmelidir. Vatandaşa karşı yapılan bu cezalandırmanın bedelini sandık geldiğinde ödeyeceklerdir. Özellikle İzmir kamuoyunda AKP milletvekillerinin yapmış olduğu açıklamaları üzüntüyle takip ediyorum. Çünkü İzmir üzerinde yaratmak istedikleri kaos ortamı onlara hiçbir şey kazandırmayacaktır.
İzmir, 25 yıldır AKP karanlığına teslim olmamış bir şehirdir. Bu saatten sonra da teslim olmayacaktır. Ama AKP, İzmir’den aldıklarını İzmir’e verirse, İzmir’den kazandıklarını İzmir’e harcarsa, İzmir’in birçok sorunu çözülmüş olacaktır.
Ben buradan tekrar tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Belediye başkanlarımızla koordinasyon içinde, bürokratlarımızla koordinasyon içinde İzmirliye en güzel hizmetleri yapmak için planlamalar yapılıyor. 2026 yılı, özellikle yerel yönetimler noktasında Cumhuriyet Halk Partisi’nin İzmir’e yapacağı ciddi projelerin, ciddi yatırımların yılı olacaktır. Bunun planlamaları yapılmaktadır.
Yeter ki bizi rahat bıraksınlar. Projeler noktasında almamız gereken kredilere imzalarını atsınlar.
İşte dün gördünüz, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kredi notu aynı şekilde teyit edildi. Çünkü dünyada Cumhuriyet Halk Partisi’ne ve belediyelerine karşı bir güven vardır. En son İstanbul Büyükşehir Belediyesi, ödemesi gereken yüklü bir kredi miktarını ödedi. Bu kadar tehdide ve baskıya rağmen dünya kredi kuruluşlarının, dünyadaki bankaların Cumhuriyet Halk Partili belediyelere güveni tamdır.
Ama iktidarın imzalamadığı, onaylamadığı projeler nedeniyle bu ülkenin büyük bir bölümü cezalandırılmaktadır. Buna karşın da biz mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz.