Son bir yıla damgasını vuran küresel enerji krizi, pek çok ülkenin planlarını hızla değiştirdi. Son dönemde tıpkı kömürde olduğu gibi nükleer enerjinin de ülkelerin enerji politikalarında önemli bir yer edinmeye başladığı görülüyor. 2011’de 9 büyüklüğündeki depremin ardından yaşanan Fukuşima felaketinden sonra nükleer enerjiden tamamen vazgeçtiğini açıklayan Japonya, mevcut santralları yenilemeye ve yeni reaktörlerin kurulumuna yönelik bir karar aldı. İngiltere’de Johnson döneminde oluşturulan hedefler, Sunak liderliğinde de yaklaşık 840 milyon dolarlık bir anlaşmayla devam ediyor. Kanada’da ocak ayında açıklanan ankete göre, kamuoyunun nükleer santrallara desteği yükselişte. Fransa’nın da mevcut reaktörlerin ömrünün uzatılması ve yeni reaktörlerin inşası konusunda önemli bir gündemi var.
NÜKLEER ARTIŞTA
AKKUYU ZARAR GÖRMEDİ
Depremin ardından konuşulan konulardan biri de Akkuyu’daki santralın ne kadar tehlike içerdiği oldu. Geçtiğimiz günlerde Associated Press’te yer alan haberde, Akkuyu’nun depremden zarar görmediği ve gerekli şartlara göre yapıldığı belirtildi. Rusya’nın projeden sorumlu şirketi Rosatom, santralın 9 büyüklüğünde depreme dayanacak şekilde tasarlandığını kaydederken; habere göre, bir bakanlık yetkilisi de projeyi yeniden değerlendirmek için acil bir planın gündemde olmadığını söyledi.