Avrupa’nın en büyük moda fuarlarından IF Wedding Fashion İzmir kapsamında bu yıl
15’incisi düzenlenen Gelinlik Tasarım Yarışması’nda, ödüller yine İzmir Ekonomi
Üniversitesi’ne (İEÜ) geldi. İEÜ Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü mezunu ve Tasarım
Çalışmaları yüksek lisans öğrencisi Habibe Çakır, ‘Oya’ adlı tasarımıyla yarışmanın
ikincisi olurken, yine Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü’nde eğitimini sürdüren Eren
Timoçin ise, ‘Dokunuş Mesajlar’ adlı gelinliğiyle üçüncülük elde etti. İEÜ öğrencileri, son
3 yılda olduğu gibi bu sene de yarışmada ödüle layık görülerek ulaşılması zor bir seri
yakaladı.
‘Köklere Dönüş’ temasıyla İZFAŞ tarafından gerçekleştirilen Gelinlik Tasarım Yarışması,
büyük heyecana sahne oldu. Türkiye genelinden yoğun katılımın olduğu yarışmanın
finalinde, birbirinden iddialı tasarımlar arasından ödül almaya hak kazananlar belirlendi.
İĞNE VE TIĞ OYALARI
Yarışmada ikinciliğe ulaşan Habibe Çakır, Ege Bölgesi’nin kültürel değerlerinden ilham
alıp iğne ve tığ oylarını kullanarak özel bir tasarıma imza attı. ‘Oya’ adını verdiği
gelinliğini yaklaşık 1 aylık çalışma sonucunda hazırladığını söyleyen Çakır, “Ege
Bölgesi’ne ait geleneksel motiflerden esinlenerek doğal kumaşlarla gelinliğimi
hazırladım. İğne ve tığ oyaları, Ege’de sıklıkla kullanılıyor. Uzun yıllardır da bu gelenek
sürüyor. Ben de gelinliğimde bu oyaları işlemek istedim. Bu oyaları da İzmirli
kadınlarımız işledi. Çok emek verdik, titizlikle çalıştık. Tüm bunların sonunda da ortaya
güzel bir tasarım çıktı. Finale kaldıktan sonra ödül alacağıma inanıyordum, bu hedefime
ulaştığım için mutluyum” dedi.
MEMLEKETİNDEN ESİNLENDİ
Yarışmanın üçüncüsü Eren Timoçin ise, ‘Dokunuş Mesajlar’ adını verdiği gelinliğinde,
memleketi Diyarbakır’ın motiflerinden ilham aldı. Nazar boncuğu, buğday ve arpa
motiflerini işleyen Timoçin, artık kumaşları kullandığı gelinliğinde aplike ve taş
işlemelere de yer verdi. Timoçin, “Ödül aldığım için çok mutluyum. Henüz ikinci sınıfta
okuyorum ve kendimi gün geçtikçe geliştiriyorum. Ödül almak, bundan sonra yapacağım
çalışmalar için bana güç katacak. Tasarımıma güveniyordum, farklı olduğunu
biliyordum. Diyarbakır’da, özellikle 1900’lü yılların başından beri gelinliklerde şalvar
modeli işlenir. Örneğin; ben bunu biraz değiştirerek şalvar genişliğini, gelinliğin kollarına
uyguladım. Ayrıca, artık ve doğal kumaşları kullanarak sürdürülebilirlik noktasında da
önemli bir mesaj verdiğimi düşünüyorum” diye konuştu.