CEMRE YUVARLAK/EGELİ GAZETE- Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, gündemdeki konuları değerlendirmek amacıyla bugün İzmir İl Başkanlığı’nda basın mensupları ile bir araya geldi. Çağatay güç hem Türkiye hem de yerel konulara dair açıklamalar yaptı. Taşınmazlar ile ilgili açıklamalarda bulunan Güç, Belediyelerin taşınmazlarına göz dikiyorsunuz. Vakıflar ve çeşitli yapılar üzerinden belediye mülkiyetine müdahale etmeye çalışıyorsunuz. Üstelik üzerinde Atatürk imzalı belgeler bulunan, tarihsel ve hukuki değeri açık olan alanlar üzerinden bunu yapıyorsunuz.Bu yaklaşım kabul edilemez.Oysa vakıfların üzerinde restorasyon bekleyen, rekonstrüksiyon bekleyen onlarca atıl yapı var. Oralara yatırım yapmak yerine mevcut kamu mülklerini hedef alıyorsunuz. Niyetiniz kötü çünkü! Niyetiniz yapılanı bozmak.Bu nasıl bir anlayıştır?Hadi bunu da geçtik. Hukuken kazanacağız" dedi.
"BELEDİYE TAŞINMAZLARINA GÖZ DİKİYORSUNUZ"
Güç, " Belediyelerin taşınmazlarına göz dikiyorsunuz. Vakıflar ve çeşitli yapılar üzerinden belediye mülkiyetine müdahale etmeye çalışıyorsunuz.
Üstelik üzerinde Atatürk imzalı belgeler bulunan, tarihsel ve hukuki değeri açık olan alanlar üzerinden bunu yapıyorsunuz.Bu yaklaşım kabul edilemez.Oysa vakıfların üzerinde restorasyon bekleyen, rekonstrüksiyon bekleyen onlarca atıl yapı var. Oralara yatırım yapmak yerine mevcut kamu mülklerini hedef alıyorsunuz. Niyetiniz kötü çünkü! Niyetiniz yapılanı bozmak.Bu nasıl bir anlayıştır?Hadi bunu da geçtik. Hukuken kazanacağız.Limanların Varlık Fonu üzerinden satışa çıkarılması ne demektir?Bu ülkenin stratejik varlıklarını elden çıkarmak ne demektir? Yıllardır süren “satarak yönetme” anlayışıyla nereye varacağız? Nereye vardınız ki!" dedi.
ASGARİ ÜCRET İLK KEZ AÇLIK SINIRI ALTINDA KALDI
Türkiye tarihinin en ağır ekonomik darboğazlarından birini yaşıyor.Enflasyon artık sadece ekonomik bir kavram değil; halkın sağlığını, ruh halini, aile düzenini bozan bir virüse dönüşmüş durumda. Bu virüs bütün toplumu sarstı, kırdı geçti.Asgari ücret, Türkiye’de ilk kez açlık sınırının altında kaldı. Bu, bir istatistik değil; milyonlarca insanın yaşadığı bir gerçektir.
BECERKSİZ BİR YÖNETİM ANLAYIŞI VAR
Güç, “Bu ülkenin bir planlaması yok. Bir ekonomi programı yok. Bir üretim stratejisi yok. Liyakatlı kadrolar yok. Yok, yok, yok…Günü kurtarmaya çalışan, sorunu erteleyen, gerçeklerle yüzleşmeyen beceriksiz bir yönetim anlayışı var. Ve bunun bedelini millet ödüyor” dedi.
BELEDİYELERİMİZE YÜKLENİYORLAR, KREDİLERİ BEKLETİYORLAR
“Ve bütün bu büyük sosyolojik ve ekonomik çöküşe neden olanlar, Ekonomiyi düzeltemeyenler, halkın sofrasını büyütemeyenler, gençlere umut veremeyenler, kendi beceriksizliklerinin üstünü örtmek için ne yapıyorlar biliyor musunuz?” diyen Güç, “Cumhuriyet Halk Partili belediyelerimize yükleniyorlar. bu kadar basit siyaset yapan bir anlayışla karşı karşıyayız. Belediyelerimizi mali olarak zor durumda bırakmaya çalışıyorlar. Projelerimizi engellemeye çalışıyorlar. Kredileri bekletiyorlar. Yetmiyor, belediye başkanlarımızı insafsızca, vicdansızca hedef alıyorlar” diye konuştu.
İZMİR’İ HEDEF ALIYORALAR
Güç, “Şimdi dönüp İzmir’i hedef alıyorlar. İzmir üzerinden siyaset üretmeye çalışıyorlar. Soruyorum: Bu ülkenin ekonomisini siz yönetmiyor musunuz? Merkez Bankası sizin elinizde değil mi? Hazine sizin elinizde değil mi? Bütçeyi siz yapmıyor musunuz? O zaman neden Türkiye bu halde?” ifadelerini kullandı.
AK PARTİ İZMİR’E 2026 BÜTÇESİNDE YATIRIM KOYMADI
İzmir’i eleştirmek bu kadar kolay ve İzmir’de madem bu kadar sorun varsa,
2026 bütçesinde AKP Hükümeti olarak İzmir’e somut tek bir büyük yatırım koymadan konuşmak toplum için ne anlam ifade ediyor koca bir hiç. Ülkenin hiçbir yerine gerçek anlamda yeni, sürdürülebilir ve üretim odaklı yatırım yapmayan bir anlayış; çıkıp İzmir’e belediyecilik dersi veremez.
BU ÜLKE BU TABLOYU HAK ETMİYOR
Kendi belediyelerinizin de ne durumda olduğunu görüyoruz. İflas ettiniz. AKP belediyelerinin çalışanları kıvranıyor, ama insanları korkutarak susturuyorsunuz.Bu millet artık kimin çalıştığını, kimin boş konuştuğunu görüyor. Bu ülke bu tabloyu hak etmiyor. Asla hak etmiyor.
SOSYAL MEDYADAN VİDEO PAYLAŞARAK SİYASET YAPILMAZ
Şantiye alanlarında fotoğraf çektirerek, sosyal medyada sürekli video paylaşarak siyaset yapılmaz.Akıl vermekle, uzaktan konuşmakla, teknik süreçlere müdahil olmadan yorum yapmakla bu işler çözülmez.Bilmediğiniz, teknik altyapı gerektiren konular hakkında sürekli negatif siyaset üretmek, çözüm değildir. Bu meseleler mühendislik, planlama ve finansman gerektiren konulardır. Sosyal medya diliyle değil, teknik bilgi ve kurumsal ciddiyetle yürütülür.
Bu şehir sosyal medya üzerinden değil, sahada çalışan kadrolarla yönetiliyor. Bu ne basitlik . Bizim belediyelerimizin teknik kadroları var. Uzman bürokrasisi var. Planlama birimleri var. Mühendisleri, şehir plancıları, mali uzmanları var. Sorun teknik bilgi eksikliği değil. Sorun mali kaynak eksikliğidir. Ve o mali kaynağı zorlaştıran da merkezi hükümettir. Çözemeyen biz değiliz. Bu ülkenin ekonomisini çözemeyen sizsiniz. Belediyeleri mali baskı altına alan sizsiniz.
“PİLİNİZ BİTTİ GİDİYORSUNUZ”
Bütün bunları biz yapıyoruz. CHP Belediyeleri yapıyor. Şevkle istekle heyecanla yapıyoruz. Ama siz şehri beğenmiyorsunuz.Kardeşim, bu şehrin gerçek anlamda rahatlaması için ülke ekonomisinin düzelmesi gerekiyor. Bunu da yapacak olan sizdiniz ama onu da beceremediniz. Piliniz bitti gidiyorsunuz.
İYİ Kİ CHP’Lİ BELEDİYELER VAR
Bu koşullarda kentsel dönüşümden söz etmek kolay ama gerçekçi değil. Şunu açıkça söyleyelim: Belediyeler olmasa, bu sosyal destekler olmasa, bugün birçok aile çok daha ağır bir tabloyla karşı karşıya kalırdı. Bu bir gerçektir. İyi ki CHP’li belediyelerimiz var. İyi ki belediyelerimiz canla başla çalışıyor. Halkımızın sorunlarına anında çözüm üretiyor. Halkımızın sorunlarına merkezi bütçeden çözümler getirin. Engel olmayın. İzmirlinin sorunlarına gerçekten çözüm olacak önerileri üretin, çareler arayın.
Güç sözlerine şöyle devam etti:
Kamu varlıklarını elden çıkarmak kalkınma değildir.
Stratejik tesisleri satmak planlama değildir.
Bu, günü kurtarma anlayışıdır.
Ülkenin limanını sat,
arazisini sat,
kurumunu sat…
Bu ülkenin geleceğini satış politikası üzerine inşa edemezsiniz.
Ve şimdi yeni bir kararnameyle orman vasfındaki alanların statüsü değiştiriliyor.
Orman alanlarını parçalara bölerek vasıf dışına çıkarılması, planlama değil; doğayla ve gelecek nesillerle ilgili ciddi bir sorumluluk meselesidir.
Ormanları korumak gerekir.
Zayıf alanları güçlendirmek gerekir.
Ağaçlandırmak gerekir.
Orman vasfını daraltarak kentleşme üretmek sürdürülebilir değildir.
Bu ülkenin doğal varlıkları siyasi tasarruf konusu değildir.
Bunlar milletin ortak mirasıdır.
Bizim itirazımız kişisel değil.
Bizim itirazımız yöntemedir.
Bizim itirazımız plansızlığa, şeffafsızlığa ve günü kurtarma siyasetinedir.
Toplumumuz her şeyi görüyor.
Bu ülke yönetim anlayışında ciddi bir değişime ihtiyaç duyuyor.
Halk artık günü kurtaran değil, geleceği planlayan bir irade istiyor. Onlara umut veren bir siyasi anlayış istiyor.
Onları bunaltan, sorun çıkartan, buhrana sürükleyen bir anlayış istemiyor.
Ve şunu açıkça söyleyelim:
Bu memleket satışla değil, üretimle büyür.
Bu ülke polemikle değil, planlamayla kalkınır.
Başka yolu yok.
Biz bunu CHP iktidarı ile başaracağız. Ülkemizi bu iktidarın başarısızlıklarından ve baskılarından kurtaracağız. Bunu tüm Türkiye olarak hepimiz, hep beraber, el birliği ile inanarak yapacağız.
O günler gelecek.
Ülkemiz çok mutlu olacak.