ELANUR SARIKAYA/EGELİ GAZETE- Geçtiğimiz gün TÜİK resmi işsizlik oranının %8,2’ye yükseldiğini açıklamıştı. Geniş tanımlı işsizlik oranı ise %30 seviyelerine ulaşırken neredeyse Türkiye’deki çalışabilir üç kişiden birinin işsiz kapsamında değerlendirildiğinin altı çizildi. İşgücüne katılım oranı yüzde 52,4 hesaplanırken DİSK- AR, işsiz sayısını 12 milyon 188 bin, 15-24 yaş aralığındaki 5,4 milyon gencin ise çalışmak istemesine rağmen iş bulamadığını gözler önüne serdi. Şimdi ise Üniversitelerde mezuniyet heyacanı başladı. Kampüslerde kep atma hazırlıkları sürerken, binlerce üniversite öğrencisinin aklında aynı soru kafa karıştırıyor, "Mezun olduktan sonra ne olacak?" Yıllar süren eğitimin ardından iş hayatına adım atmaya hazırlanan gençler, artan işsizlik ve staj imkanlarının yetersizliği nedeniyle gelecekten endişe duyduklarını ifade ediyor. Kimi öğrenciler diplomalarının kapıları açacağına inanırken, kimi ise umudunu yurt dışındaki eğitim ve kariyer fırsatlarına bağlamış durumda. Özellikle Türkiye’de iş bulurken çok fazla torpil katıldığından yakınan öğrenciler üniversite sonrasında ilk iş deneyimleri için yaptıkları başvurularda “Genç ve deneyimli eleman arıyoruz” sözüyle sık sık karşılaşmaktan yorulduklarını belirtiyor. Birçok öğrenci eğitim hayatına devam etmek ya da mesleki olarak bir yerlere yerleşebilmek için ikinci bir sınava girmeyi düşürken bazı öğrenciler ise yurtdışında iş imkanlarını zorlamayı planladıklarını belirtiyor.
ALANINDA İŞ BULAMAYAN ÖĞRENCİLERİN İKİNCİ TERCİHİ ALMANYA
Ege Üniversitesi Gıda Teknikerliği Bölümü’nden bu yıl mezun olan ve İzmir’de yaşayan Ç.Ö, kendi bölümünden mezun olan öğrencilerin gıda üretim tesisleri kalite kontrol ve kalite güvence laboratuvarında ve Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı teknik personel olarak çalışabildiklerini dile getirdi. Kendisinin şu anda kendi bölümüyle ilgili olmayan bir alanda çalıştığını da belirterek “Her firma deneyim eksiliği yüzünden yeni mezunları işe almıyor, alanlarda düşük ücretlerle vardiya saatlerinde zorluk çıkartıyor. Birçok fabrika ile görüştüm çoğundan geri dönüş alamadım. Bu süreçte staj bulma konusunda çok büyük stres yaşadım. Geri dönüş sağlayanlar her gün full time çalışmamı istedi. YKS’ye tekrar gireceğim ve iş imkanı daha fazla olan bir bölümü tercih edeceğim. Ayrıca 1 yıldır yurt dışına gidebilmek için Almanca öğreniyorum” diyerek stresli duygular içerisinde olduğunu anlattı.
İZMİR’DE MEDYA SEKTÖRÜNDE TEKELLEŞME
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’nde Medya ve İletişi Bölümü okuya A.Y. mezuniyetine adım adım ilerlerken hala staj bulamadığını ifade ederek “ 1 Temmuz’da mezun olacağım hala staj bulamadım. İzmir'de medya sektörüyle alakalı inanılmaz derecede bir tekelleşme mevcut, herkesin tanıdıklarını bir yere sokuyor. Benim gibi insan birçok insan mağdur. Reklam yazarlığı alanında ilerlemek istiyorum. Reklam alanını seviyorum. Bizim bölümümüzde birçok farklı dal var; Halkla İlişkiler, reklamcılık, gazetecilik radyo, televizyon ve sinema gibi birçok alan var ama ben derslerimi seçerken hep reklamcılık ve hakla ilişkiler üzerine seçtim ve bu konuda başarılı olduğumu da düşünüyorum. 4 yıla baktığımızda geriye kalan tek şey bana, koca bir sıfır, okumasaydım da olurmuş. Bir sürü hayallerle girdim bu bölüme, bu üniversiteye ama hiçbirinden de bir şey elde edebildiğimi düşünmüyorum. Gün içinde bir sürü yere başvuruyorum, olumlu veya olumsuz geri dönüş bile sağlanmıyor. Ben gönüllü stajlara da başvuruyorum ondan da kabul alamıyorum. Üniversite hayatımda birçok mesleki eğitime katıldım ve bir sürü geçerli kurumdan sertifika aldım. Mezun olduktan sonra henüz alanımla ilgili bir staj bulamadığım için muhtemelen bir mağazada veya kafede çalışacağım bunu söylerken bile gerçekten çok hüzünlü ve kederli hissediyorum kendimi” diyerek stresini dile getirdi
“STAJYER OLMAK İÇİN BİLE DENEYİM İSTİYORLAR”
Ege Üniversitesi Ön Yüz Yazılım Geliştirme Bölümü okuyan ve yazın staj döneminin tamamlanmasıyla diplomasına kavuşacak olan H.E. bölümünün yeni bir bölüm olduğunu belirterek, Web sitesi tasarımı ve kodlama sürecinde rol aldıklarını, internet sitesindeki tasarımlar, butonlar ve diğer görünürde olan kodlama süreçlerinin bu bölüm öğrencileri tarafından yönetildiği dile getirdi. Yeni ve neredeyse ilk mezunlarını verecek bir bölüm olmasından kaynaklı iş hayatında da tanınmadığı için zorlukları olacağını ifade eden H.E. “ Biz ilk mezunlar olacağımız için sıkıntı yaşayabiliriz. Ben işe girmektense ön lisans olan bölümümü lisansa yükseltmek istiyorum. KPSS’ye girerek bir yerlere gelmenin daha rahat olacağını düşünüyorum çünkü memuriyette değişiklik neredeyse çok az ve buda belirsizliği azaltıyor. Özel sektöre çok uzağım. Şu an bir işte çalışmıyorum, önceliğim yapacak olduğum staj daha sonrasında bahsettiğim sınavlara girmek. Özel sektörde zaten genç ve deneyimli diyorlar, anlamadım çalışmadan nasıl deneyim olacak, biz bunu düşünüyoruz ama onlar pek düşünmüyorlar sanırım. Bundan dolayı tabi ki de stres duyuyorum, arkadaşlarımda aynı konudan şikayetçiler. Stajyer olmak için bile deneyim istiyorlar. Maaş beklentim ilk başlarda 40-50 bin lira” dedi.
FİRMALAR YENİ MEZUNA “KAPALI TABELASI” ASIYOR
Dokuz Eylül Üniversitesi Kimya Teknolojisi Bölümü’nden mezun olacak olan B.K. ileride kendi mesleğini yapmak istediğini söyleyerek bölüm mezunlarının kalite laboratuvarlarında, analiz laboratuvarlarında, çevre laboratuvarında, kozmetik , plastik ilaç, boya gibi birçok sektörde çalışabildiğini söyledi. Avantajlı bir bölüm olmasına rağmen bu bölümde de yine de deneyim radarına takıldıklarını ifade eden B.K “İş bulmak zor değil ama genelde firmalar deneyim istiyorlar bu da yeni mezunları zorluyor. İyi ve gelişime açık bir staj yeri bulabilirsem orada kalmak istiyorum. DGS’ye girip Kimya Mühendisliği’ne tamamlamak istiyorum. Yeni mezun olacağım için kendime staj yeri bulmaya çalışıyorum. Her mezun gibi bende bu stresi yaşıyorum. Aldığım eğitimin ve stajın bana avantaj sağlayacağını düşünüyorum. Yine de bu stresi yaşamamak adına staj yaptığım yerde kalabilmek istiyorum. Arkadaşlarımda staj konusunda stres yaşıyorlar bunlar genellikle deneyim eksikliği ve yeterli ilan bulamamaktan kaynaklanıyor. İşe alım süreçlerinin uzatılması onları da kaygılandırıyor. Maaş beklentim ilk girdiğimde asgari ücret alabilmek ama genel de kimya teknisyenleri 50-60 bin lira bandında ücret alıyorlar” şeklinde konuştu.
“MESLEK HAYATIMLA İLGİLİ FİKİRLERİM OLUMSUZ İLERLİYOR”
Ege Üniversite’si Tarih Bölümü öğrencisi olan ve mezuniyetine günler sayan H.F.I. kendi okuduğu bölümün mezunlarının genellikle o alanla ilgisi olmayan meslekleri yaptığının altıı çizerek “Bölümümden mezun olan çoğu arkadaşım bölümün mesleğini yapamıyor. Genelde baba mesleği ya da ticaretle ilgileniyor. Türkiye’de çok fazla değer görev ve karşılık gören bir bölüm değil. Bölümde birinci sınıfta ilk olarak öğretmen ya da akademisyen olabilirim diye düşünülüyor daha sonra ise akademideki önceliklendirmeleri görünce öğrenciler akademisyen olma hayalini daha sonrada atamaların yetersizliğinden dolayı öğretmenlik hayalinden vazgeçiyor. Ben artık sadece bu bölümde değil birçok bölümde aynı problemlerle karşılaşıldığını düşünüyorum. Emek verdiğim şeyin üstünde tabi ki iş kurmak isterim. Formasyon dersleri aldım belki mezun olunca dershanede veya özel okulda çalışırım diye fakat oradaki şartlarda pek iyi değil. Benim ilk yapacağım şey AGS’ye girmek olacak, olmazsa ticaretle uğraşabilirim ya da daha farklı işlerle uğraşabilirim diye düşünüyorum. Herkes gibi bende iş konusunda stresliyim. Hiçbir bölümün iş garantisi verdiğini düşünmüyorum. Ben üniversiteye girdiğimde meslek hayatımla ilgili fikirlerim vardı fakat şu an tüm fikirlerim olumsuz ilerliyor. Maaş beklentim öğretmen olabilirsem memur maaşı olur ama dediğim gibi oda düşük bir ihtimal olduğu için asgari ücretle çalışacağımı düşünüyorum” şeklinde konuştu.
İŞ BULMA SÜRECİNDE MEZUNLAR ARASINDA REKABET
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Medya ve İletişim Bölümü’nden mezun olacak başka bir öğrenci olan Ş.T ise mezunların birçok alanda iş yapabildiklerini anlatarak iş yelpazesinin geniş olduğunu vurguladı. Ş.T, “Bu alandaki iş bulma süreci bence sıkıntılı çünkü fazlasıyla rekabet var. Genellikle işte iyi olan iş sahibi olabiliyor ama maaş beklentisi ya da iş saati, tatil gibi koşullar çalışanı mutlu etmemekte. Her an bir sorunda işsiz kalabilme sıkıntısı yaşanabiliyor. Benim kariyer hedefimde KPSS’ye girmek ve devlet kurumlarında çalışmak var. Bu zamana kadar hiçbir iş deneyimim olmadı, şu an nadiren bazı sitelerden özel sektör iş ilanlarına ve Kamu ilanlarına bakıyorum. Son dersimizi işlediğimiz günden itibaren halbuki daha finallerim ve sonrasında mezuniyet tarihime 1 ay olmasına rağmen iş bulma stresine girdim. Tanıdığım herkesin iş stresi var. 2. Üniversitesi olup hala ciddi anlamda kesin mutlu olacağı bir işe sahip olmayan, benim gibi okuduğu şehirde kalabilmek için burada iş bulmak isteyen ya da kendi alanında ilk işini yapmak isteyen kişilerin stresi yoğun bir şekilde stres yaşadığını görüyorum. Bildiğim kadarıyla özel sektör asgari yada yarısı kadar maaş vermekte, kamuda işe giriş 60.000₺ olabilir diye düşünüyorum” diyerek düşüncelerini paylaştı.
STAJI VE SERTİFASI TAM OLAN MEZUNDA AYNI STRESTE
Pamukkale Üniversitesi’nde ön lisans Fizyoterapi okuyan ve lisansa tamamlamak için sınava çalıştığını dile getiren N.Ü. mezun olduktan sonra genellikle devlet hastaneleri, özel hastaneler, fizik tedavi merkezleri, rehabilitasyon merkezleri, yaşlı bakım merkezleri ve spor merkezlerinde iş bulunabildiğini belirterek hem hastane ortamında hem de özel bir klinikte staj yaptığını vurguladı. Öğrendiği teorik bilgileri uygulamada görmesinin faydalı olduğunu ve hastalarla iletişim kurmayı, klinik ortamı tanımayı öğrendiğini, bununda kendisi için faydalı olduğunu düşündüğünü anlatarak” Yine de zaman zaman stres yapıyorum özellikle iş bulma ve kendimi geliştirme konusunda düşüncelerim oluyor ama mesleğin ihtiyaç duyulan ve önü açık bir meslek alanı olduğunu da biliyorum. Kendimi daha fazla geliştirir ve istediğim sertifikaları aldığımda iş bulma şansımın artacağını düşünüyorum. Genelde özel sektörlerde duyduğumuz kadarıyla tanıdık etkisi olabiliyor ama bunun her yerde geçerli olduğunu düşünmüyorum. Sonuçta bilgi, deneyim ve iletişim çok önemli diye düşünüyorum. Çok kolay olduğunu söyleyemem devlet kurumlarında atamalar düşük ama genellikle özel sektörde devletten daha hızlı bir iş bulma süreci oluyor. Sağlık alanı olduğu için birçok bölüme göre avantajlı olduğunu düşünüyorum. Özellikle deneyim kazanan ve gerçekten çalışmayı isteyen kişiler daha rahat iş bulabiliyor. Yeni mezun olarak önceliğim maaştan daha çok kendimi geliştirmek ancak günümüz de başlangıç için en az 35-45 bin lira, deneyim arttıkça bu maaşın daha da yükselmesini bekliyorum” dedi.
MESLEKTE AYIRT EDİCİ ÖZELLİKLERİ OLAN İŞİ KAPIYOR
Uludağ Üniversitesi’nde okuyan ve staj dönemini tamamlayarak diplomasını almaya hak kazanan Deniz ve Liman İşletmeciliği Bölümü öğrencisi H.Ş. bölümünün mezunlarının liman işletmelerinde, gemi acentelerinde, lojistik sektörü gibi farklı alanlarda çalışabildiklerini ifade etti. İş bulma konusunda mesleğin ayırt edici özellikleri olduğunu belirten H.Ş. “ Genelde bölümden mezun olan arkadaşlarımın iş bulma konusunda yaşadığı ayırt edici özelliklerinin olmaması ve iyi derece de dil bilgisinin olmaması oluyor. Kariyer hedefimi henüz belirleyemedim çalışmayı istediğim firma da bu yüzden henüz belli değil. İş bulma konusunda henüz arayışa girmedim DGS’ye gireceğim ona göre bir plan belirleyeceğim. İş bulma stresini çok fazla yaşayacağımı düşünmüyorum sektör alanı geniş ve kendimizi geliştirdiğimiz sürece iş imkanının olduğunu düşünüyorum. Benim planlarım olumlu ilerletiyor fakat stres yaşayan arkadaşlarım da var, 2.sınıf olup daha stajını yapamamış olanlar iş bulma konusunda tedirgin olanlar gibi… Sektör geniş ve büyük olduğu için tam olarak maaş beklentisi beklemek çok doğru olmuyor. Farklı firmalar farklı ücretler verebiliyor fakat başlangıç olarak 40 bin civarı diyebilirim” şeklinde konuştu.
“MEZUN OLUNCA SINAV STRESİ AYRI ATANMA STRESİ AYRI: GENÇLERDE BAŞARILI OLAMAMA KONUSU”
Çanakkale On Sekiz Mart Üniversitesi’nde sınıf öğretmenliği okuyan ve mezuniyetine adım adım ilerleyen Ş.B hem Devlet hem de özel okullarda ayrıca etüt ve kurs merkezlerinde çalışabileceğine değinerek “Özel okullar deneyimli öğretmen arıyorlar veya iyi bir üniversite iyi bir ortalama arıyorlar ve bu da bizi zorluyor. Aynı zamanda devlet okullarında çalışmak için de birçok sınava, derse girmemiz ve başarı sağlamamız gerekiyor. Bunun dışında atama sayılarının düşüklüğü de zorluk çıkartıyor. Bölümden mezun olunca AGS’ye girmeyi ve devlete atanmayı hedefliyorum eğer olurda kazanamazsam herhangi bir özel okulda işe başlamayı planlıyorum. İş bulmak için bir yer aramıyorum devlete atanmak istediğim için aktif olarak sınava çalışıyorum. Sınav stresi yaşıyorum, kazanıp kazanamama, istenilen sıralamaya girip girememe ve sınavı kazansam bile akademide başarılı olup olamama stresi yaşayacağımı düşünüyorum sürekli. Şu an arkadaşlarımda da aynı stresler var stajla ilgili bir sıkıntımız yok çünkü okulumuz bulacak staj yerimizi. Maaş konusunda beklentilerin altında maaş veriliyor bence. Öğretmenlerin verilen maaştan daha fazlasını hak ettiğini düşünüyorum. Şu an akademide 31 bin verilirken yeni atanan bir öğretmene 62-66 bin arası veriliyor. Kıdem ve kademe arttıkça bu para artıyor” diyerek tamamladı.







Sayfa başına git
