CHP İzmir Milletvekili Deniz Yücel, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda görüşülen 12. Yargı Paketi’nin 18. maddesi üzerine yaptığı konuşmada, yargı sistemine yönelik eleştirilerde bulundu. CHP’li belediye başkanlarına yönelik yürütülen soruşturmalar ve tutuklamalara değinen Yücel, “12. Yargı Paketi’ni, 26 belediye başkanımızın tutuklu olduğu bir ortamda görüşüyoruz” dedi.
AK Parti iktidarı döneminde çıkarılan yargı paketlerinin hukuk sistemini güçlendirmediğini savunan Yücel, her yeni düzenlemeyle birlikte adalet mekanizmasının daha da zayıfladığını öne sürdü. Yücel, CHP’li belediye başkanları hakkında hazırlanan iddianamelerde somut delil bulunmadığı yönündeki hukukçuların değerlendirmelerine işaret ederek, savunma hakkı ve masumiyet karinesinin ihlal edildiğini iddia etti.
Konuşmasında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yargı sürecine de değinen Yücel, muhalefet belediyelerine yönelik uygulamaların “düşman hukuku” anlayışına dönüştüğünü savundu. Yücel, yargının siyasi etkilerden arındırılması gerektiğini belirterek, bağımsız ve tarafsız bir hukuk sisteminin önemine vurgu yaptı.
“AYM’nin iptal ettiği düzenleme yeniden getirildi”
- Yargı Paketi’nin 18. maddesinde yer alan kaçak sanıkların yargılanmasına ilişkin düzenlemenin Anayasa Mahkemesi tarafından iki kez iptal edildiğini hatırlatan Yücel, iptal gerekçeleri dikkate alınmadan benzer düzenlemenin yeniden Meclis gündemine taşındığını ifade etti. İktidarın yüksek yargı kararlarını göz ardı ettiğini öne süren Yücel, bunun yargıya duyulan güveni zedelediğini söyledi.
“Türkiye’nin ihtiyacı bağımsız ve tarafsız yargıdır”
Adaletin toplumun temel ihtiyaçlarından biri olduğunu dile getiren Yücel, “Türkiye’nin ihtiyacı talimatla değil hukuk ve vicdani kanaatiyle karar veren hâkimlerdir. Gizli tanık beyanlarına değil somut delillere dayanan soruşturmalar ve uzun tutukluluk yerine adil yargılamalar gereklidir” dedi.
Konuşmasının sonunda CHP’nin hukuk devleti ve demokrasi mücadelesini sürdüreceğini belirten Yücel, bu mücadelenin yalnızca Meclis’te değil, toplumun her kesiminde devam edeceğini ifade etti.