Annesini ve ağabeyini genç yaşta kalın bağırsak kanserinden kaybeden Mardinli 26 yaşındaki Onur
Cevheroğlu, aynı kadere 3. evrede yakalandı. Tanının bir yıl önce tesadüfen koyulduğuna dikkat çeken
Cevheroğlu, “Hastalığıma 26. yaşımda yakalandım ve ameliyat oldum. Kimse kaderini tesadüflere
bırakmasın ve zamanında gerekli tetkikleri, taramaları yaptırsın” derken, Prof. Dr. Cem Terzi erken
başlangıçlı kolorektal kanserlerin küresel olarak artış gösterdiğini söyledi. Terzi, “Maalesef genç
erişkinler için alarm zilleri çalıyor. 2023’de yayınlanan bir araştırmaya göre, 1995'te 10 kalın bağırsak
kanserli hastanın biri 55 yaşın altında iken bugün tanı konulan her 5 hastadan biri bu yaşın altında.
Kolonoskopi kolorektal kanseri önleme ve erken teşhis için harika bir araç, ancak yeterince
yararlanamıyoruz.” dedi.
ANNE VE AĞABEYİNİ KAYBETMİŞTİ
Mardin’de yaşayan Onur Cevheroğlu (26) annesini ve ağabeyini hayattan koparan kalın bağırsak
kanseri tanısının 2023 Aralık’ta konulduğunu söyledi. Kalın bağırsak kanserinin ailesinde ilk kez annesi
Sadiye’de görüldüğünü, ardından aynı tanıyı ağabeyi Ferhat’ın aldığını belirten Onur Cevheroğlu,
şöyle konuştu:
“Annemi 42, ağabeyimi 24 yaşındayken bu hastalıktan kaybettim. Annemi kaybettiğimde 2,
ağabeyimi kaybettiğimde 18 yaşımdaydım. Ağabeyime tanı koyulduktan sonra bana kolonoskopi
yapıldı, temiz çıktı. Sonrasında başka bir tetkik yaptırmadım. 2023 Aralık’ta apandisit ameliyatı oldum,
bu süreçte yaşadığım sıkıntılar üzerine kolonoskopi yapıldı ve kalın bağırsak kanseri tanısı aldım.
Tesadüfen ortaya çıktı. 3. Evreymiş. Ocak 2024’te İzmir’e Acıbadem Kent Hastanesi’nde geldim. Prof.
Dr. Cem Terzi ameliyatımı gerçekleştirdi, sonrasında memlekete döndüm. Ameliyat sonrasında
Diyarbakır’da kemoterapi gördüm. 12 kür sonunda 3 ayda bir kontrole çağrıldım. Kontrol için çekilen
PET CT’de lenflerde nüks saptandı, geçen Aralık sonunda bir kez daha ameliyat masasına yattım.
Şimdi iyiyim. Biri kız üç kardeşim var. Hepsine kolonoskopi yapıldı ve normal çıktı. Ancak bu kez
tedbiri elden bırakmayacağız ve gerekli kontrolleri zamanında yaptıracağız. Başıma gelenlerden sonra
kontrollerin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anladım. Arabalarımıza verdiğimiz değeri
kendimize vermiyor, arabaları kontrolden geçirtip kendimizi hiçe sayıyoruz. Oysa yılda bir
yaptıracağım kontrolle bir şey kaybetmeyiz ama sağlığımızı, canımızı kazanırız.”
KALIN BAĞIRSAK KANSERİ ARTIK SADECE YAŞLILIK HASTALIĞI DEĞİL
Öte yandan Acıbadem Kent Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Kolerektal Cerrah Prof. Dr. Cem Terzi,
hastası Onur Cevheroğlu’nun kalın bağırsak kanserinin genç erişkin olarak örnek vaka olduğunu
söyledi. Cevheroğlu’nda tek şikayetin karın ağrısı olduğunu, apandisit ameliyatından sonra
geçmeyince yapılan kolonoskopi ile tesadüfen kalın bağırsak tanısı koyulduğunu belirten Prof. Dr.
Terzi, şunları söyledi:
“Hastamızın durumu şimdi iyi. İlk kez 18-19 yaşlarında yapılan tetkikte her şey normal çıkınca bir daha
gerisini getirmemiş. Oysa genetik olarak bir risk varsa, sağlıklı kişilerde 5 yılda bir yapılan kolonoskopi,
bu kişilerde 2 yılda bir yapılmalı. Bu hastamızın her iki yılda bir kontrol olması gerekiyordu.
Bu vaka bize kolonoskopinin erken tanı için önemini ortaya koymaya yetiyor. Artık kalın bağırsak
kanserini yalnızca yaşlı insanların hastalığı olarak görmememiz gereken bir noktadayız; genç erişkinler
için alarm zilleri çalıyor! Vaka sayılarındaki artışla başa çıkmak için bu yeni durumun; erken yaşta
ortaya çıkan kalın bağırsak kanseri nedenlerinin anlaşılması gereklidir. Genç yaşta başlayan kalın
bağırsak kanseri (kolorektal kanser) olarak da adlandırılan erken başlangıçlı kolorektal kanser 50 yaşın
altındaki bireylerde teşhis edilen kalın bağırsak kanseri olarak tanımlanır. Erken başlangıçlı kolorektal
kanserler küresel olarak artış göstermektedir. Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) 2030 yılına kadar
20-49 yaş arası bireylerde kansere bağlı ölümlerin en önemli nedeninin kalın bağırsak kanserleri
olacağı tahmin edilmektedir. Bu çok yeni ve korkutucu bir gelişme. Ülkemizde kanser istatistikleri
istenilen düzeyde değil. Bu yüzden sıklıkla Batı kaynaklarından yararlanıyoruz. 2023 yılında Amerikan
Kanser Derneği tarafından yayınlanan bir araştırmaya göre, 1995'te 10 kalın bağırsak kanserli
hastanın bir tanesi 55 yaşın altında iken bugün tanı konulan hastaların beşte biri bu yaşın altındadır.
Diğer endişe verici durum ilerlemiş kanser vakalarındaki artış. Kolonoskopinin kanser öncesi
lezyonları tespit edip ortadan kaldırabilen bir tarama yöntemi olmasına rağmen erken evre tanıdan
ziyade ilerlemiş vaka oranı artıyor. Oysa kolonoskopi kolorektal kanseri önleme ve erken teşhis için
harika bir araçtır. Bundan yeterince yararlanamıyoruz. Kalın bağırsak kanserinde erken tanı alan
hastalarda bu hastalıktan tamamen kurtulma oranı gelişmiş ülkelerde yüzde 90'dır. Bu imkanı
hastalara yeterince sunamıyoruz maalesef. “
GENÇ HASTALARDA GÖRÜLEN ŞİKAYETLER
Bir hastada makattan kanama ve açıklanamayan demir eksikliği gibi belirtiler varsa yaşından bağımsız
olarak kanser olup olmadığının ciddi bir şekilde araştırılması gerektiğini söyleyen Proüf. Dr. Cem Terzi
sözlerini şöyle sürdürdü:
“Hastaların yüzde 30’unda DNA’daki genetik hasar nesilden nesile geçer ve bunlar kalıtsal kalın
bağırsak kanserleridir. Geri kalan yüzde 70 hastada ise DNA’daki genetik hasar, örneğin hava kirliliği
gibi çevresel faktörlerle olur. Genç hastalarda en sık görülen kolorektal kanser belirtileri karın ağrısı,
açıklanamayan kilo kaybı, dışkılama sıklığında, dışkı boyutunda veya görünümünde değişiklik ve
makattan kanamadır. Makattan kanama, 50 yaş üstü yetişkinlerde vakaların yüzde 26'sında, genç
vakaların yüzde 46'sında görülür. Gençler, gençliklerinden ötürü sağlıklı olduklarını varsayma
eğilimindedir. Bu yüzden bazı belirtiler olsa da bunları ciddiye almazlar. Bir diğer sorun ise, bireylerin
anüs veya dışkılama ile ilgili belirtileri dile getirmekten utanmalarıdır. Hekimlerin genç erişkinlerdeki
belirtileri ciddiye almaları gerekir. Genç bir hastaya sadece basur (hemoroid) tedavisi verilmesi ama
birkaç ay sonra metastatik (yayılmış) kolon kanserinin ortaya çıkması hiç istenilmeyen bir durum. Bu
nedenle yakınmaları olan bir hastada sadece dışkıda gizli kan testi değil, kolonoskopi de yapılmalıdır.”