CEMRE YUVARLAK/EGELİ GAZETE- Kıyı Ege Belediyeler Birliği tarafından düzenlenen Kent Söyleşileri kapsamında “İzmir’de Afet” başlıklı panel, bugün Tepekule Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Afetlere hazırlık, yerel yönetimlerin sorumlulukları ve risk azaltma politikalarının ele alınacağı buluşmada, İZBB Başkanı Cemil Tugay, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, Prof. Dr. Hasan Sözbilir, AKUT Kurucusu Nasuh Mahruki ve uzman isimler ve akademisyenler bir araya geldi.
“BODRUM’DA YANGIN OLDUĞUNDA İLK CEMİL BAŞKAN KOŞTU”
Kıyı Ege Belediyeler Birliği Başkanı ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye çıktı. Aras, konuşmasında Bodrum’da çıkan yangına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı. Aras, “Muğla’nın başına bir şey gelse ilk koşan Cemil Tugay oluyor, orman yangınlarında Karşıyaka belediye başkanıydı, ilk o koştu geldi. Bayraklı ‘da olduğunda biz koştuk geldik. Biz bu koordinasyonu başka yerden beklemeyelim, Cumhurbaşkanından beklemeyelim, biz yapacağız. Kentlerimizi dirençli hale getireceğiz, halkımızın büyük acılar yaşamasına engel olacağız. Bu bizim elimizdedir” dedi.
ARAS: DEPREMLERDE İLK KOŞAN BELEDİYELER
Aras, “Yaşadığımız büyük depremlerde ilk koşan belediyelerdi. Belediyelerin mevzuatta şöyle bir yetkisi var. Belediyeler kendi sınırları dışında hiçbir yerden emir almadan talimat beklemeden deprem bölgesine personel görevlendirme ve bütçe harcama yetkisine sahiptir. Merkezi hükümetin unsurları da oradaydı. Çadır satmadığı sürece. Afet zamanı olması gereken eksik olayları da konuşacağız. Sadece yapılan iyi uygulamaları değil. Hiçbir şekilde bu konuda bir ayrım gözetilmemelidir. Partisi olmaz. Biz hiçbir mazerete sığınmıyoruz. Affet ölüm kalım meselesi. Selde su baskını öldürmüyor. Oraya yaptığımız yanlış uygulamalardan oluyor” dedi.
“ULAŞIM VE İLETİŞİMİ KURMALIYIZ”
Aras sözlerine şöyle devam etti:
Kuraklık ve gıda kiriz de önümüzde, hiçbirimiz sorumluluktan kaçamayız. Depremlerden etkilenen en kırılgan gruplar, engelli, yaşlı, kadın, dar gelirliler barınma problemlere ve özellikle eşitsizlik yaratan problemleri ortadan kaldırmak zorundayız. Bugün deprem bölgesine gittiğimizde belediye binaları da yıkılmış, AFAD binası yıkılıyor. Olacak şey değil. Dirençli kent derken öncellikle ulaşım ve iletişimi sağlamak zorundayız.
Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, Çeşme’de afet anlarında neler yapılacağını ve afetlere alınan önlemleri anlatan bir sunum gerçekleştirdi.
EŞKİ: “BELEDİYE BAŞKANLIĞIM SÜRESİNCE BİRİNCİ HEDEFİM AFETLERLE MÜCADELE OLDU”
Ardından söz alan Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, “99 depreminde 13 yaşındaydım. Ama aklıma ilk gelen şey ekmek dağları, acı çeken insanlara yardımcı olmak için insanlara destek olmaya çalışıyoruz. Koordinasyon yeteneği çok olmayan bir toplumuz. Benim gördüğüm tüm afetlerde organizasyon eksikliği olduğunu düşünüyorum. Kendim gönüllü olarak 6 Şubat’ta deprem bölgesine gitmiştim. O zaman belediye personeliydim. Biri yanımıza yaklaştı ve “fazla cenaze torbanız var mı demişti” Nasıl bir cehenneme düştüğümüzü anladım. Maraş’ta çok bulundum. Bir an gözümün önüne Bornova geldi. Kâbus gibi hayal ettim. Belediye başkanı adaylığımda birinci hedefimiz afetlerle mücadele olmuştu. Veriye dayalı bir organizasyon süreci yönettik” dedi. Temeldeki hedefimiz verileri doğru anlamak analiz etmek” dedi.
EŞKİ: “DOĞRU PLANLAMA YAPMAYA ÇALIŞIYORUZ”
Eşki, “Depremin etlisinden kaynaklı yolların kapanıp kapanmama ihtimalini ve hangi durumlarda ne yapmamız gerektiğini bunları koordine etmeye çalışacağız. Doğru bir planlamayı nasıl yapacağımızı yürütmeye çalışıyoruz” dedi.
“HER SENE BİR ÖNCEKİ SENEDEN DERS ÇIKARIYORUZ”
Eşki sözlerini şöyle sürdürdü:
“Maraş depreminde kendi yaşadığım durumu ifade etmek istiyorum. O zaman sendika başkanıydım. Yola çıktık. Araç gereçlerimizi aldık. Giderken Konak Belediyesi yazan yelekler başımıza baret ve bir iki tane de kolumuzda ay yıldız vardı. Gittiğimizde geldiler dediler. Vatandaşın paniğini yenmek en önemli iş. Arama kurtarma kurduk bunu mahallelerde kurmayı amaçlıyoruz. Bir resmi görevlinin onlara uzandığını hissettirmek. Bornova’da çok fazla ormanlık alana sahibiz ve çok kez yangın çıkıyor. Biz kendi tankerlerimizi polis TOMA’larına özenerek yomaya çevirdik. Yangınlarda çok işimize yaradı. Basıncı yüksek sularla yangının söndürülmesinde etkili oldu. Dileğimiz yangınların çıkmaması ama burası Türkiye standartlar ülkesi değiliz. Mevzuatlar ülkesiyiz. Biz birçok noktada üzerimize düşeni yapıyoruz. Her sene bir önceki seneden ders çıkarıp onu çözmeye çalışıyoruz. En son bir sel ile karşı karşıya kaldık.”