İzmir'in Aliağa ilçesinde faaliyet gösteren İzdemir Enerji Aliağa Termik Santrali’nin, uzun süredir ruhsatsız olarak faaliyet gösterdiğinin ortaya çıkmasının ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi tesisi mühürlediğini duyurmuştu. Çevre Şehircilik ve İklim Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu kararı verdi!
İzmir 5.İdare Mahkemesi, 31 Aralık 2024 tarihli kararlarıyla, “...Termik santralın kül ve cüruf atık depolama alanına yaklaşık 1,5- 2 km yakınlıkta yer alan 2.240 dekar zeytinlik alanın zarar görebileceği, dolayısıyla tesise 3 kilometreden daha yakın mesafede yer alan zeytinlik alanına ilişkin gerekli önlemlerin alınmadığı...” gerekçesiyle dava konusu 22.03.2017 tarihli ve 28.12.2018 tarihli ÇED olumlu kararlarının iptaline karar vermiş, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na 5 Şubat tarihinde kararı tebliğ etmişti. Bunun üzerine İzmir Büyükşehir Belediyesi 5 Mart'ta yıllarca ruhsatsız çalıştığı gerekçesiyle tesisi mühürleme kararı aldığını duyurmuştu. Ancak 6 Mart'ta Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, İzdemir Enerji Elektrik Üretim A.Ş. tarafından yapılması planlanan İzdemir Enerji Santrali-II projesi ile ilgili olarak ÇED Olumlu kararı verdi.
Mühürlenen Aliağa Termik Santrali’ne Bakanlık “ÇED Olumlu” dedi
“BAKANLIK VARLIK NEDENİNİ İNKÂR EDİYOR”
Ekoloji Avukatı Arif Ali Cangı, yeni bir izin ile mahkeme kararının etkisiz hale getirildiğini söyleyerek, “Anayasa Mahkemesi’nin ihlal kararı gereğince yapılan yeniden yargılama sonunda İzmir 5. İdare Mahkemesi’nin iptal kararı 5 Şubat’ta bakanlığa tebliğ edildi. O günden bugüne 29 gün geçmiş durumda. 30 gün içinde uygulanması gereken karar yeni bir izin ile mahkeme kararını etkisiz hale getirmiş oldular. Yapılan; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın varlık nedeninin inkârı niteliğinde. Artık çevreyi koruyan bir bakanlık değildir” dedi.
“YARGIYA GİDECEĞİZ”
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündeminde olan iklim kanunu teklifini de bu bağlamda ‘samimiyetsiz’ olarak değerlendiren Cangı, “Çünkü; Termik santraller iklim değişikliğine en çok sebep olan fosil yakıtlı tesislerdir. Bunun da iptali için dava açacağız. Davada Anayasa Mahkemesi’nin kararına uyulmaması, yargı kararının dinlenmemesi, hukukun hiçe sayılması nedeniyle itirazlarımız olacak” şeklinde konuştu.
“TOPYEKÛN MÜCADELE!”
Davalar bir yandan yürürken İzmirli yurttaşların da yaşam haklarına sahip çıkması gerektiğinin altını çizen Cangı, “Nasıl ki 89-90'da Konak’tan Gencelli’ye kadar 50 kilometre insan zinciri yaptıysa İzmirliler şimdi de bu hukuksuzluğa karşı sesini yükseltmek zorundadır” ifadelerini kullandı. ‘İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı mühürleme işlemi hala geçerlidir’ diyen Cangı, “Mührün sonucunun uygulanması yani termik santralin bacasının tütmesinin durdurulması için İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne iş düşmektedir. Yani bundan sonraki süreç topyekûn termik santrale şarkı yaşamı savunma mücadelesi olacaktır. Herkesi bulunduğu noktadan mücadeleye katılmaya devam ediyorum” açıklamasını yaptı.
(YENİGÜN/NURCAN ETİK)