CHP’nin 39’uncu Kurultayı tamamlandı. Özgür Özel iki yıl içinde dördüncü kez genel başkan seçildi.
Dahası 1333 delegenin tamamının oyunu alarak kolay kolay kırılamayacak bir rekora da imza attı.
Özel, iki yıl önce ilk kez girdiği genel başkanlık yarışında ilk seçimde CHP’yi birinci parti yapamazsa hemen istifa edeceği sözünü vermişti.
Yerel seçimlerde partisini yüzde 37 oyla Türkiye’nin birinci partisi yaparak ilk sınavında bu sözünü tutmuş oldu.
İki gün önce yapılan Kurultay’da da bu kez yapılacak ilk genel seçimde partisini birinci yapma sözü verdi. Hatta “Bu yaptığımız muhalefetteki son Kurultay olacak diyerek çıtayı daha da yükseltti.
***
Ama genel iktidar, yerel iktidar kadar kolay değil. Bunun böyle olmadığı 50 yıldır ağır yenilgilerle tecrübe ediliyor.
ANAP ve onun başındaki Turgut Özal’ın politikalarından bunalan kitleler 1980’li yılların sonunda alternatif arayışındaydı.
O alternatif, dönemin Sosyal Demokrat Halkçı Partisi (SHP) oldu. SHP, 1989 yerel seçimlerinde İstanbul, Ankara ve İzmir Büyükşehir belediyeleri de dahil ülkenin çok önemli bölümünde iktidara geldi. AK Parti’nin son 20 yıldır yüzde 70 oy aldığı Kayseri’yi bile 1989 seçimlerinde SHP’li bir belediye başkanı kazanmıştı.
İlk genel seçimlerde SHP’nin birinci parti olacağı hatta tek başına iktidara gelebileceği konuşuluyordu.
Ama öyle olmadı. O dönemin belediye başkanları partiyi iktidara götürecek işlere imza atamadı.
Genel seçimlerde istenen başarı gelmedi. Başka sebepler de vardır elbet. Ama en önemlisi buydu.
1995 yerel seçimlerinde SHP hemen hemen tüm Büyükşehirlerinin belediye başkanlıklarını kaybetti.
Refah Partisi 1990’lı yılların ortalarından itibaren birinci parti oldu. 2002 yılından itibaren de Refah Partisi’nden ayrılan AK Parti kadroları iktidarda.
***
Şimdi CHP belki de 50 yıl sonra ilk kez genel seçimlerde birinci parti olma iddiası yakaladı.
Özgür Özel gibi, Ekrem İmamoğlu gibi, Mansur Yavaş gibi iddialı, genç ve lider özelliğine sahip çok sayıda yönetici kadro imkanı da buldu.
Ama Özgür Özel’in verdiği “Bir sonraki Kurultayı iktidar partisi olarak yapacağız” sözünün gerçekleşmesi her şeyden önce yerel yönetimlerdeki başarıya bağlı.
En son yapılan seçimlerde CHP, 1989’dakinden daha büyük bir başarı yakaladı. 2024’te yapılan yerel seçimler sonrası nüfusun yüzde 70’inden daha fazlası CHP’li belediyelerce yönetiliyor. Manisa, Afyonkarahisar, Kütahya, Adıyaman gibi yarım asırdır alınamayan yerlerde başarı sağlandı.
Belediye başkanları 18 aydır görevde. İktidarın “silkeleme” taktiği nedeniyle büyük zorluklar yaşıyorlar.
Yapılan operasyonlarla görevden alınıp yerlerine vekillere bırakanlar, özgürlüklerinden olanlar var.
Ama bu durum sonucu değiştirmiyor. Belediyelerin kalan 2.5 ya da 3 yılda gösterecekleri başarı genel seçimlerin kilit faktörlerinden biri olacak.
CHP Genel yönetiminin, son 18 aydır olduğu gibi belediye yönetimlerini devasa sorunlar karşısında yalnız bırakırsa hedeflediği “Genel İktidar” sonucuna ulaşması çok zorlaşır.
Parti içi iktidarı yeterli görmeyen CHP’deki yeni anlayışın bu konuda neler yapacağını önümüzdeki günlerde göreceğiz.
Özel’in Kurultay’da dikkat çektiği gibi seçim günü partinin ışıklarının erkenden sönüp sönmemesinde yerel yönetimler kilit rol oynayacak.
Sonuçta icraat her zaman söze galip gelir.