Yaşam pahalılığı, trafik sıkışıklığı gibi birçok stres kaynağını bireysel çabalarla yok etmemizin olanağı yok. Ama bu stres faktörlerinin sağlığımızı olumsuz etkilemesinin önüne Fizyoloji Profesörü Nazan Uysal Harzadın’ın tavsiyeleriyle geçmek mümkün olabilir. Strese karşı iyi geldiği bilimsel olarak kanıtlanmış doğal kaynakları ve sağlığımızı koruyacak “süper besinleri” anlatan Harzadın, kronik strese karşı yüzde 85 üstü kakao içeren bitter çikolatayı günde 40’ar gram olmak üzere bazı hastalarının reçetesine yazdığını belirtti. Ayrıca stresin “Savaş veya Kaç”, kronik ve son aşaması olan tükenmişlik sendorumu dönemlerinde tüketilmesi gereken farklı besinleri de açıkladı.
Çiğ kabak çekirdeğinden çaya bu reçetede herkesin erişebileceği doğal besinler var. İşte Nazan Hoca’nın sağlıklı yaşamın reçetesini anlattığı Egeli Gazete röportajının ilk bölümü. İkinci bölümde de stresin yol açtığı düşünülen hipofiz bezi yetmezliği, böbrek üstü bezi yetmezliği gibi görülme sıklığı artan hastalıkları konuştuk. Stresi yönetmek için kese köpük, sauna gibi yöntemler de var. O tüyolar yarın.. Önce çikolata…
Egeli Gazete: Hocam hoş geldiniz. Stres sağlığımızı nasıl etkiliyor diye genel bir soru yöneltelim önce…
Prof. Dr. Nazan Uysal Harzadın: Stres aslında bizi tahmin ettiğimizden çok daha fazla etkiliyor. Sadece psikolojimizi etkiliyormuş, duygu durumumuzu etkiliyormuş gibi görünse de bütün vücudumuzu etkiliyor. Bütün bariyerlerimizi etkiliyor. Yani psikolojik fizyolojik bütün bariyerlerimizi. Bizim fizyolojik en büyük bariyerimiz bağırsaklarımızda. O yüzden oradaki dengeyi en başta bozuyor. Bağırsak bariyerini kısaca özetlemem gerekiyor. Böyle üç katlı bir bariyerimiz var. En altında kendi hücrelerimiz, arada çelik kapılar ve çok sağlam olması gereken kapılar bunlar. Onun üzerinde kaygan, yapışkan, sümüksü bir tabaka var. En üstte de bizimle birlikte yaşayan bakterilerimiz var. Şimdi bu tabaka korunduğu müddetçe biz sağlıklıyız. Ama korunamadığında işte hastalıklara açık hale geliyoruz. Akut bir gribal enfeksiyon gibi hastalıklara da açık hale geliyoruz. Kronik otoimmün hastalıklara da açık hale geliyoruz. Stresin yaptığı şey, bu bariyeri komple her basamağına ayrı ayrı etki ederek bozmaktır.
Egeli Gazete: En çok bağırsak sistemimiz mi etkileniyor stresten?
Prof. Dr. Harzadın: Bağırsak hastalıkları sıklıkla yaşanıyor. Sindirim problemleri yapıyor. Yemek yedikten sonra şişkinlik, hazım problemleri, yemekten hemen sonra ya da birkaç saat sonra, sindirime ait problemler. Ama temelde baktığımızda stres burada çok büyük rol oynuyor. Diğer taraftan duygu durumunu etkileyen anksiyete, depresyon gibi kaygı bozukluğu gibi durumlarda da aslında temelde kök neden bağırsak bariyerinin bozulması. Stres, bağırsak bariyerini bozup dolaylı olarak duygu durumunu etkiliyor.
STRESTE “SAVAŞ VEYA KAÇ” DÖNEMİNDE NE TÜKETMELİ?
Egeli Gazete: Paylaşımlarınızda sağlığımız için süper besinlerden söz ediyorsunuz. Nedir bu süper besinler ve bizi stresten korur mu?
Prof. Dr. Harzadın: Aslında bariyerlere yardımcı süper besinler olduğu gibi stresi daha iyi yönetmemizi sağlayan adaptojen birtakım besinler de var. Hani stresle doğrudan ilişkilendirmem gerekirse bu besinleri konuşmak daha mantıklı. Stresin normalde üç aşaması var. İlk aşaması ‘Savaş veya kaç” çalışıyor vücudumuzda. Ani bir stres gördünüz. Birdenbire kan beyninize sıçrıyor. Savaşmak veya kaçmak söz konusu. İkinci aşama stres aslında bu yüzyıl insanının en büyük problemi. Yani savaş veya kaç durumu geçti amaz biz hala o olsaydı bu olsaydı kuruyoruz da kuruyoruz. Bu kronikleşmiş stres oluyor. Son aşama tükenmişlik sendromu. “Savaş veya kaç” ile kronikleşmiş streste yüksek kortizol düzeyleri var. Ama tükenmişlik sendromunda artık salgılanacak havuz tükenmiş. Salgılanacak stres hormonumuz dahi kalmamış. Yapılacak şeyler üç aşamada da farklı. Ama üç aşamaya da farklı etkili birtakım besinler var, süper besinler. Mesela birinci aşamada, “Savaş veya kaç” aşamasında çayın içindeki bir fitokimyasal olan L-Theanine çok güzel çalışıyor. Çayın içinde bulunan bir fitokimyasal. Yeşil çayda da var, normal çayda da var. Ashwaganda yine iyi çalışıyor ama biraz kritik, her doz herkes için uygun olmayabilir. Bir uzman konrolünde kullanmak gerekebilir. İkinci aşamada rodiola çok güzel. Yine bu da bir bitki. Bunun kökünden yapılmış ekstreler var. Çok güzel çalışıyor. Bunun dışında glisin de var.
HER GÜN YARIM KASE TUZSUZ, KAVRULMAMIŞ KABAK ÇEKİRDEĞİ İLE GELEN MAGNEZYUM
Egeli Gazete: Çay dışında neyi tüketirsek bu takviyeleri alabiliriz?
Prof. Dr. Harzadın: Aslında her iki aşamada da magnezyum çok kritik role sahip. O yüzden kabak çekirdeği her iki aşamada da özellikle ikinci aşamada inanılmaz güzel, kronik streste. O yüzden her gün böyle bir yarım kase kabak çekirdeği - tuzlu olmasın lütfen, kavrulmamış, soslanmamış olsun- tüketmeye çalışmak iyi olabilir. Üçüncü aşamada ise özellikle meyan kökü çok iyi çalışıyor. Ama üçüncü aşamayı ben kendi başınıza çözmemenizi, mutlaka bir uzmanla birlikte çözmenizi öneririm. Çünkü meyan kökünün yaptığı şey bizim stres hormonumuzun artmasını sağlamak. Tabii bunların ötesinde eğer stresle ilgili bu şekilde bir problem varsa yeme düzeni ve yeme içeriğini komple masaya yatırmak gerekiyor.
Egeli Gazete: Stres günümüzün artık en çok karşılaşılan olgusu. Buna karşı hangi yaşam tüyolarını verebilirsiniz?
Prof. Dr. Harzadın: Stresi azaltma yöntemlerini kullanmanız gerekiyor. Stresle ilgili problem varsa uyku da bozuluyor. O yüzden uykuya odaklanmak, uykuyu da düzenlemek gerekiyor. Egzersiz ve yaşam şekli de önemli. Yani, uyku, egzersiz, beslenme, stresi yönetebilme ve ilişkiler. Bunların hepsine birden odaklanmak gerekiyor. Sadece beslenmeye odaklandığınızda bir arpa boyu yol kat edemeyeceksiniz. Beslenme en kolay yönetebildiğimiz, en kolay, değiştirebildiğimiz alan. Hani çok kolay. Onu ye bunu yeme. Bunu iç bunu içme, çok kolay. Ama diğer taraf özellikle stresi yönetme tarafını çok iyi yapamıyorsak, yönetemiyorsak, çok iyi çalışmıyorsa bizde çok iyi diyemiyoruz. Beslenmeyle ilgili konuşalım. Önce gerçek besinler tüketmeliyiz. Yani bir stresimiz çok olduğunda rafine olmuş yiyecekler, daha tatlı, şekerli yiyecekleri daha çok istiyoruz. Maalesef ki bu bizi kısır döngüye sokuyor. Rafine olmuş, paketli, yiyecekleri kesinlikle hayatımızdan çıkarmak gerekiyor. Yeterince protein almak çok önemli. Günlük protein ihtiyacımız, et yiyorsak, bir el ayası, bir porsiyon. Kadınlar için 1, erkekler için 2. Kuru baklagiller iyi bir protein kaynağı. Bir yumruk büyüklüğü 1ir porsiyon. Ama un hallerini değil kendi hallerini yani nohudun, mercimeğin kendisi. Yumurta yine çok iyi bir protein kaynağı. Diğer taraftan sebze ağırlıklı beslenmek çok önemli. Yeterince meyve tüketmek önemli.
MEYVEYİ ABARTMAMALI
Egeli Gazete: Çok meyve tüketmek zararlı mı?
Prof. Dr. Harzadın: Çok meyve yemeyi kesinlikle önermiyoruz. Maksimum günde iki porsiyona kadar öneriyoruz. Çünkü hani bizim amacımız aslında meyve almakla daha çok vitamin, mineral, polifenol, yani bitkilerin kendilerinin korunması için ürettikleri birtakım kimyasallar bunları almak aslında amacımız. Ama diğer taraftan günümüz meyvelerine baktığımızda biz bir şekilde onları zevkimize göre değiştirmiş durumdayız. Yani şeker içeriği artmış ama vitamin, mineral içerikleri azalmış durumda. O yüzden hani daha çok sebzeleri vitamin, mineral açısından hedeflemek, tatlı ihtiyacını meyvelerle karşılama yoluna gitmek gerekiyor. Orman meyveleri ya da daha az tatlı erik gibi meyveler tercih edilirse bizim için daha sağlıklı ve güvenli olacak.
TEMİZ, EKONOMİK VE SAĞLIKLI ÇİKOLATALAR…
Diğer taraftan stresi yönetmeyle ilgili problem varsa aslında tek bir istisna var. Ben mesela kronik stresi olan hastalarıma 14 gün boyunca günde 40 gram, yüzde 85 üzeri kakao içeren temiz içerikli bir bitter çikolatayı reçete ediyorum. Kakao polifenolleri stresin, kronik stresin azaltılmasında çok işe yarıyor. Ama bu noktada paketli ürün alma noktasına gidiyoruz maalesef ki. Paketin üzerine okuyup içindekiler bölümünde bilmediğimiz kelimeler varsa bu ürünü almamak gerekiyor. Temiz içerikli olması gerekiyor. Aslında evde yapmak çok kolay. Ham kakao, Hindistan cevizi yağı, ham bal. Evinizde sadece bu üçü varsa bile harika şeyler yaratabiliyorsunuz. Bunların içerisine kuru meyve koyabilirsiniz, kuru yemişler koyabilirsiniz. Badem, fındık gibi. İnanılmaz lezzetli, son derece de ekonomik, temiz içerikli çikolatalarımız oluyor.
Haberin Videosu







Sayfa başına git
