Egeli Gazete

Tarım ve Orman Bakanlığı İzmir Yalıçapkını'nın renkli görüntüsünü paylaştı

Milli Parklar Genel Müdürlüğü sosyal medya hesabından paylaşılan Ali Murtaza Doğan imzalı fotoğraf yalıçapkının özel hikayesini hatırlattı.
Tarım ve Orman Bakanlığı İzmir Yalıçapkını'nın renkli görüntüsünü paylaştı
Haberler / Güncel
17 Ocak 2026 Cumartesi 13:07

UMUT TOKTAŞ/EGELİ GAZETE- Halcyon smyrnensis, yalnızca bir kuş değil; İzmir’in doğayla kurduğu bağın yaşayan bir hatırası.

 

İzmir’in doğasında bazı canlılar vardır; varlıklarıyla bu kentin ruhuna dokunur. Onları gördüğünüzde, yaşadığınız yerle aranızda sessiz bir bağ kurulur. İzmir yalıçapkını da bu bağın en renkli tanıklarından biridir. Bilimsel adı Halcyon smyrnensis olan bu kuş, adını İzmir’in antik adı Smyrna’dan alır. Dünyanın farklı coğrafyalarında yaşasa da, isminde bu kente dair silinmez bir iz taşır.

 

Yalıçapkınıgiller familyasının en iri ve en gösterişli üyelerinden biri olan İzmir yalıçapkını, yaklaşık otuz santimetreye ulaşan boyuyla bulunduğu yerde hemen fark edilir. Parlak turkuaz ve mavi tonlarındaki kanatları, kestane kahverengisi başı, beyaz boğazı ve canlı kırmızı gagası, onu doğanın en çarpıcı renk birlikteliklerinden biri hâline getirir. Bu renkler, yalnızca kuş gözlemcilerinin değil, doğayla yolu kesişen herkesin belleğinde iz bırakır.

 

Bu kuş, alışılmış yalıçapkını imgesinin ötesinde bir yaşam sürer. Yalnızca su kenarlarına bağlı değildir. Nehirler ve göletler kadar, tarım arazileri, açık alanlar ve ağaçlık bölgeler de onun yaşam sahnesidir. Bir telin üzerinde ya da bir dalın ucunda durup çevresini izlerken görüldüğünde, sanki bulunduğu yeri tartar gibidir. Avını hem suda hem karada arar; çoğu zaman yüksek bir noktadan yaptığı ani bir dalışla yakalar.

 

Beslenme alışkanlıkları da bu hareketli yaşama uyum sağlar. Küçük balıklar, kurbağalar, sürüngenler ve iri böcekler başlıca besinleri arasındadır. Güçlü gagası, bu çeşitliliğin anahtarıdır. Uçuş sırasında çıkardığı yüksek ve sert ses ise, yalnızca varlığını duyurmaz; aynı zamanda bulunduğu alanla kurduğu hâkimiyetin de bir ifadesidir.

 

Küresel ölçekte nesli tehlike altında sayılmasa da, İzmir yalıçapkınının yaşam alanları yerel düzeyde giderek daralmaktadır. Sulak alanların geri çekilmesi, suyun kirlenmesi, tarım ilaçları ve plansız yapılaşma, bu renkli tanığın karşı karşıya olduğu başlıca baskılar arasında yer alır. Bir bölgede İzmir yalıçapkınının azalması, yalnızca bir kuşun eksilmesi değil; doğadaki dengenin de sessizce sarsılmasıdır.

 

Adını bu kentten alan İzmir yalıçapkını, İzmir’in doğal belleğinde yaşayan bir izdir. Smyrna’dan bugüne uzanan bu ad, kentin yalnızca tarihsel değil, aynı zamanda doğal hafızasını da taşır. Onu korumak, bir kuşu korumanın ötesinde; İzmir’in suyla, toprakla ve yaşamla kurduğu bağı ayakta tutmak anlamına gelir.

 

Bir gün açık bir arazide ya da bir su kenarında, turkuaz ve kestane renkleriyle dikkatinizi çeken bir siluet görürseniz, durup bakın. Çünkü İzmir yalıçapkını, bu kentin doğasının hâlâ anlatacak bir hikâyesi olduğunu fısıldayan sessiz bir tanıktır.

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR


   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ YEREL YÖNETİMLER DÜNYA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ ASAYİŞ SAĞLIK KÜLTÜR SANAT SPOR GENEL SUKESİNTİSİ ELEKTRİKKESİNTİSİ HAKKIMIZDA
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Hakkımızda
Copyright © 2026 Egeli Gazete