Bu başlığı attıktan sonra herkesin itiraz ettiğini duyar gibi oldum. "Hayır, yapay zeka balon değil, kod yazmamda yardımcı oluyor, yemek tariflerimi daha iyi hale getirdi, raporlarımı yapay zeka düzeltiyor, ödevleri buradan yapıyorum." gibi.
Evet, yapay zeka hayatımıza akıllı telefonlar ve sosyal medya uygulamaları kadar hızlı girdi ve onlardan çok daha hızlı şekilde yayıldı. Ancak balon demek; işe yaramaz, zayıf veya düşük performanslı demek değil.
İnsanların bu tabir hakkında yanlış düşünmesinin sebebi, balon kelimesinin Türkiye'de ilk defa ve en yoğun şekilde futbol camiasında kullanılması. "O santrafor balon, bu transfer balon." diye öğrendik kelimeyi. Ancak balon aslında teknik açıklaması olan, ekonomik bir durumu anlatmak için kullanılan bir tabir.
Peki, nedir balon?
Balon piyasalarda varlık fiyatları gerçek değerinin çok üstüne çıkar, insanlar değerin artmaya devam edeceğini düşünerek alıma devam eder, balon gittikçe büyür, piyasaya olan güven bir sebepten sarsıldığında panik satışları başlar ve piyasa tümden çöker, değerler sıfıra doğru yaklaşır.
Bunun 3 tane meşhur örneği var. Birincisi, 1929'da ABD borsalarında patlayan ve dünyayı İkinci Dünya Savaşı'na götüren balon. İkincisi, 90'ların sonunda internet şirketlerinin patlamasıyla oluşan balon. Üçüncüsü de 2008'deki mortgage krizi.
Bu örneklere ve koşullara baktığımız zaman yapay zekanın ekonomik bir balon olduğunu anlamak zor değil. Yapılan yatırımların büyüklüğü, şirketlerin çok hızlı şekilde milyarlarca dolarlık değere ulaşması ancak nakit akışında yaşanan eksiklikler bu durumu net bir şekilde ortaya koyuyor.
Peki, bu balon ne zaman ve nasıl patlayacak?
Bunun bir tane kriteri var: genel yapay zeka.
Şu an bizim kullandığımız yapay zeka ürünleri aslında temel istatistiğin biraz gelişmiş bir versiyonu. İyi çalışıyor ancak kapasitesi kullandığı veri seti ile sınırlı. Yapay zeka şirketlerinin sürekli devasa veri merkezleri kurmasının, çok fazla su tüketmesinin, hatta enerji için nükleer santral kurmaya çalışmalarının sebebi bu. Ne kadar veri çalıştırırsanız o kadar kesin çıktı üretiyorsunuz ancak yapay zeka şirketlerinin peşinde oldukları şey bu değil. Onlar kendisine verilen veri setinin ötesinde yaratıcı çıkarımlar yapabilen, insanların aklına gelmeyen çözümler, fikirler ve icatlar çıkarabilen yapay zekanın peşinde. Ona da genel yapay zeka deniyor ancak genel yapay zeka bir teori. Yani şu kadar sunucu daha eklersek, bu kadar petabayt veri daha yüklersek yapay zeka bir bilinç kazanacak ve genel yapay zekayı uyandırmış olacağız diye bir kural yok.
İşte balonun patlayacağı nokta da tam olarak burası aslında.
Üç ihtimal söz konusu burada.
Birincisi, genel yapay zekaya hiç ulaşamayacağız. Şirketlerin asıl peşinde koştukları ve vaat ettikleri bu olduğu için yatırımcılar bir yerden sonra burada nakit yakmaktan sıkılacak ve hatta çekinmeye başlayacak ve piyasa patlayacak.
İkincisi, genel yapay zekaya ulaşacağız, bir makine gerçekten bilinç kazanacak. Ancak bu bilinç bizim istediğimiz gibi çalışmayacak. Dediğim gibi genel yapay zekanın da ne olduğunu tam olarak bilmiyoruz. Şirketler "İşte yapay zekanın final ürünü bu." diye ortaya çıkacak ancak vaatler o kadar büyük ki genel yapay zeka kansere çare bulamadığında ya da küresel ısınmaya çözüm üretemediğinde insanlar, "Bu kadar gürültü kopardığınız şey bu muydu?" diyecek ve yine balonun patlamasına doğru gideceğiz.
Bunlar yine ekonomi içinde zararlı, belki milyonlarca insanın yine işsiz kalmasına sebep olacak ancak büyük ölçekten bakarsanız insanlık olarak atlatabileceğimiz şeyler. Çünkü örnekleri verdim, bu bizim ilk balonumuz değil.
Ancak üçüncü ihtimal bir tık korkutucu.
Hatırlar mısınız bilmem, Google aslında dünyadaki tek arama motoru değildi. Yahoo vardı, Ask Jeeves vardı, hatta o dönemde Google'dan daha büyük olup rekabette ona yenilen AltaVista vardı.
Ne oldu sonra? Rakipler bir bir elendi ve internet araması Google'ın altında tekelleşti.
Şimdi bir siteye girdiğinizde sürekli çıkan reklamlardan şikayet ediyorsunuz ya. Bunun sebebi de bu tekelleşme. Çünkü insanlar Google'ı kullanmaya o kadar alıştı ki "Yeter artık, sıkıldım senin reklamından." deyip alternatif bir arama motoruna geçemiyor. Çünkü yok öyle bir seçenek.
Aynısı genel yapay zekada da olabilir.
Genel yapay zeka bir kere ortaya çıktıktan sonra şirketlerin bunu rakiplerinin ötesine geçmek ve yapay zeka gücünü tekelleştirmek için kullanmayacağını düşünmek şu noktada saflık olur.
Şu anda bile bloglar, internet siteleri ve hatta Wikipedia bile trafiğin aşırı şekilde düştüğünden şikayet ediyor.
Peki, her şeyi bilebilen ve her soruna çözüm üretebilen tek bir mecra ortaya çıktığında ne olacak?
Ve daha ötesinde bu mecra rakiplerini eleyip tek kaldığında ne olacak?
Aylık üyelik ücretleri? Kısıtlamalı kullanım? Bilgiye ulaşımda kesinti?
Sonuç olarak internet ilk yaygınlaşmaya başladığı zaman en çok söylenen şey, bilginin artık demokratikleşeceğiydi. Ancak sosyal medya ile internet üzerinde o kadar fazla gürültü oluştu ki değerli olan bilgi görünmez hale geldi. Şu anki gidiş ise bilginin demokratikleşmesinin tam tersi yönü gibi görünüyor.
Tabii bunlar tahmin, karamsarlık yaymak istemem. Ancak eldeki göstergeler, Peter Thiel ve Sam Altman gibi işin başında olan insanların verdiği röportajlar insanlık için çok da umut vermiyor diyebilirim.