İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, zeytinlik alanların enerji ve madencilik faaliyetlerine açılmasına ilişkin kanun düzenlemesini kabul edilemez bulduklarını açıkladı.
Cemil Tugay, Dünya Sağlık Örgütü’nün İzQ İnovasyon Merkezi’nde düzenlenen Dayanıklı Sağlıklı Şehirler: Herkes için sürdürülebilir kentsel gelecekler yaratmak başlıklı toplantısının açılışının ardından basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
Zeytinlik alanları madenlere açan ve TBMM’de tartışmalara yol açan tasarıya ilişkin değerlendirmede bulunan Tugay, düzenlemeyi çok yanlış bulduğunu söyledi.
Tugay, gelişmeleri üzülerek takip ettiğini vurgulayarak, şöyle konuştu:
“Pek çok yanlış kararın sonuncusu diyebiliriz. Türkiye'de hemen hemen madencilik işletmelerinin tamamına yakını maalesef çevre ile ilgili sorunlar yaratacak, doğayı bozacak, işte yaşadığımız ortamı sağlık açısından zararlı hale getirecek şekilde işletiliyor. Böyle olmak zorunda da değil. Madenlerimizi ağaç kesmeden, çevreye zarar vermeden, insanları zehirlemeden, bitkileri, hayvanları, diğer canlıları işletebiliriz. Ama işletenler ne yazık ki bunu en ucuz yoldan yapmak istiyorlar. Gerekli önlemleri almadan yapalım diyorlar. O yüzden onların kayrıldığı, onlara alan açılacak şekilde böyle kararlar alınıyor.
Yani hangi zeytine hangi maden için kıyabilirsiniz bilmiyorum ama bitkileri daha doğrusu ağaçları öldürmek de bir katliam. Ağaçları kesmek, yok etmek de bir katliam. Böyle bir şey tabii ki kabul etmiyoruz edemeyiz.”
Zeytinlik alanları madenciliğe açan zihniyetle ülkeyi yönetenlerin iktidardan uzaklaştırılması gerektiğine değinen Tugay, “Bunun yolu seçimdir. Bunun yolu demokrasidir. Bunun yolu gerektiğinde demokratik tepkidir. Türkiye'nin bu demokratik geleneklere daha güçlü bir şekilde sahip olması lazım. Sosyal medyadan hepimizi zaman zaman hedef alan algı çalışmaları oluyor. Yani bunlara insanların hemen inanmak yerine biraz daha her şeye bilinçle bakması ve doğru anlamaya çalışarak karar vermesi gerekiyor. Türkiye'de bunun gerçekleşmesi durumunda kimse ne ağaç kesebilir ne usulsüz bir şey yapabilir ne de hırsızlık yapabilir” diye konuştu.
Kurultay ve kayyum tartışmaları
Gazetecilerin sorusu üzerine CHP il başkanlarının kayyum ve butlanın kabul edilemeyeceğine ilişkin ortak açıklamasına ilişkin görüşlerini de dile getiren Tugay, süreci dikkatle takip ettiğini belirtti.
“Ben de Kurultay ile ilgili suçlanan kişilerden birisiyim” ifadelerini kullanan Tugay, şöyle devam etti:
“Yargılama yapılmasını bekliyoruz açıkçası. Hiçbir yanlışın içerisinde olmadığımız halde sadece bir saçma sapan bir iddianın iftiranın bir muhatabı olarak ne yazık ki bu sürecin içerisindeyim ama bunun zaten elinde tutulur bir tarafı yok. Kurultay dönemi içerisinde herhangi bir kimsenin benim bilgim dışında usulsüz bir şey yapıp yapmadığını bilmiyorum. Yani bildiğim her şey gayet ahlaki, usule uygun Kurultay normal olması gerektiği şekilde yapıldı. Ama bilmediğim bir şey varsa gerçekten bilmiyorum. Sadece şunu söyleyeyim. Yaşadığımız sürecin siyasi olarak Cumhuriyet Halk Partisi'nin yıpratmayı amaçlayan bir süreç olduğu hepimizin hissettiği ve inandığı şey.Yani normalde suçlanmamızı gerektirecek hemen hemen hiçbir delil olmadığı halde partinin kurultayını böyle yasa dışı gibi gösterecek hiçbir aslında sorun yaşanmadığı halde hatta aksine Türkiye tarihinde demokrasiye not düşecek şekilde ilk defa bir partinin genel başkanı kurultayda kurultay delegeleri ile kurultay delegelerinin oylarıyla değiştirdiği için çok önemli bir demokratik kazanımı aslında Türkiye'ye kazandırdığı için çok saygıyı hak ettiğine inandığım bir kurultayın bu şekilde karalanması, bu gerekçe gösterilerek Cumhuriyet Halk Partisi'nin toplum gözündeki itibarının sarsılmaya çalışılması hiçbirimizin kabul edebileceği bir şey değil. O anlamda ben de partimizin genelinde olan iradeye aynen katılıyorum.”
Tugay, tüm CHP’lilerin de partilerine yönelik bu haksız tutuma karşı üzerlerine düşeni yapması gerektiğini vurguladı.
Siyaset yaptığı sürece bu mücadelenin bir parçası olacağının altını çizen Tugay, “Çok üzüntüyle takip ediyoruz bu dönemleri. İleride de belki Türkiye için ne yazık ki utançla hatırlanacak bir dönem olabilir. Buna karşı elbette ki hem siyaset yapıcılarıyla hem destekleyici halkla birlikte Cumhuriyet Halk Partisi bir irade ortaya koyacaktır. Bu sürecin bir şekilde eninde sonunda olması gereken doğru noktaya geleceğini düşünüyorum. Ve o yüzden şu an için üzülsek de ama sonuçta mutlaka doğru olanın, haklı olanın halkın kazanacağına inanıyorum” dedi.