Egeli Gazete
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
İzmir’den Konya’ya bir toplumsal bilinç hareketi
Hürol Dağdelen
YAZARLAR
12 Temmuz 2026 Pazar

İzmir’den Konya’ya bir toplumsal bilinç hareketi

İzmir ve Konya

Yaşam tarzıyla, fikir özgürlüğüyle, hayata bakışıyla iki farklı dünya, iki farklı şehir olarak görülür çoğu zaman…

Pek öyle değil.

Evet İzmir daha batıcı, İzmir daha ilerici bir şehir..

Konya daha muhafazakar, Konya daha tutucu bir şehir olarak bilinir ama ikisinin de ortak yanları var.

Tarihsel gücü, hoşgörüsü ve insan kaynağı.

İzmir tarihi gücünü 72 millete ev sahipliği yapmaktan alıyor, Konya da öyle.

İki şehrin tarihine baktığınızda, birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış olmanın özgüvenini görürsünüz, bir de içselleştirdiği konukseverliğini…

İzmir’e gelip yerleşen örneğin, doğup büyüdüğü toprakları asla unutmaz ama o artık bir İzmirlidir.

Çünkü İzmir onu içine çekip alır, kendi karakterini aşılar. Muhafazakar, demokrat, tutucu, ilerici, Cumhuriyetçi, dinci bir arada yaşar ama yüreklerine işlenen hoşgörü asla yanlış yapmasına izin vermez.

Konya da bu anlamda İzmir’den farksızdır.

İlk bakışta zor bir şehir olarak düşünür insan, ancak içine girince o hoşgörü kültürünü sıcacık hissedersiniz.

Aynı İzmir’de olduğu gibi, dinsiz bile olsanız Konya sizi sarıp sarmalar…

Tabii fikirlere saygı çerçevesinde…

Yaşadım, biliyorum.

***

Özünde Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin hayat felsefesi dolaşır sokaklarında Konya’nın… 

Ve onun ünlü ‘Yine Gel” rubaisi:

"Gel, gel, ne olursan ol yine gel.

İster kâfir, ister Mecusi, ister puta tapan ol yine gel.

Bizim dergâhımız, ümitsizlik dergâhı değildir.

Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel"

***

Türkiye’nin en düzenli karayolu ağıyla, güçlü altyapısı ve bilinçli şehirleşmesiyle Konya, kendimi bildim bileli örnek bir şehirdir.

Yani…

80’li yıllarda üniversite eğitimimi yapmak için gittiğim Konya, o gün ne ise, bugün de aynı…

O gün de kentleşme gücüyle örnek gösteriliyordu Konya, bugün de öyle…

Tramvayın ilk kurulduğu şehirdir Konya…  80’li yılların ortalarında hizmete girdiğinde biz öğrenciler binmek için hücum ederdik…

Şimdi o tarihi vagonlar Saraybosna’da hizmet veriyor, Konya Büyükşehir Belediyesi’nin, o acımasız savaştan sonra bu Balkan şehrine, hediyesi olarak…

***

Bir İzmirliyim ama en geniş caddeleri daha o zaman Konya’da görmüştüm… Kentin ilerici belediye başkanı Ahmet Hilmi Nalçacı’nın öngörüsüyle yapılan…

Düşünün 1960’lı yıllar sözünü ettiğim…

Hatta o zaman dalga geçmişler başkanla, “uçak mı indireceksin bu yollara” diyerek…

O da şöyle yanıt vermiş: “Siz öyle sanın, gün gelecek bu yollar da Konya’ya yetmeyecek.”

Haklı çıktı başkan… Şimdi adını taşıyan o cadde, üzerinden onlarca kavşakla buluşulan, daha fazla caddeye açılan yol oldu…

---

Çok özel dört yıl yaşadım Konya’da… Sevgili eşimle de burada tanıştım, çocuklarımdan biri de yine bu şehirde yüksek eğitimini yaptı, Selçuk Üniversitesi’nde…

Yüzlerce arkadaş edindim; hala görüştüğüm, yazıştığım…

Ne onlarla fikir çatışmalarım oldu ne de halkla… Saygımız ve sevgimiz hiç eksilmedi.

Hem de yaşadığımız dönem, politik çalkantıların zirve yaptığı yıllar…

İşte bunun sırrı hoşgörüydü…

Hem İzmir’i hem de Konya’da gönülleri kuşatan o ışık…

---   

İşte İzmir’in güçlü sivil toplum iletişimcisi Sayın Mehmet Aydoğan’ın başlattığı İzmir-Konya Gönül Köprüsü Projesi’ni bu anlamda çok önemli ve başarılı buluyorum.

İzmir’de yıllardır İzmir Konyalılar Federasyonu Başkanlığı’nı yapan aynı zamanda Karabağlar Belediyesi Meclis Üyesi olan Mehmet Aydoğan’ın sadece İzmir’den değil ülkemizin birçok şehrinden davet ettiği sivil toplum örgütü temsilcileri ve gazetecilerle Konya’ya düzenlediği gezi, işte sözünü ettiğim bu “hoşgörü ışığının” tüm toplumu kuşatması açısından çok önemli bir adımdı…

İki büyük şehir… İki büyük heyecan… İki dünya görüşünün ortak noktada buluştuğu bir proje…

Bu projeye katılanlar arasında ben de vardım. Sağolsun başkan beni de davet etti. Hatta biletlerim de alınmıştı ancak o günlerde yurt dışından gelen misafirlerim nedeniyle gidemedim.

Ancak gitmesem de, sofrasına oturmasam da Konya benim yüreğimdedir her zaman…

Proje kapsamında Konya’ya giden her bir davetlinin neler yaşadığı az çok tahmin edebiliyorum. Modern bir şehir, düzenli yollar, yeşil alanlar, meydanlar ve kültür merkezlerine hayran kalmışlardır eminim…

Oysa Konya bunu 70 yıldır yapıyor. 60’lı yıllarda başlattığı kalkınma hamlesi hala devam ediyor.  Hatta son 40 yılda iktidardan aldığı pastadan en büyük payı çok iyi kullanıyor ve sürekli gelişiyor, örnek oluyor.

Konya’da iş dünyası dahi önce kendi şehrinin gelişimini önemsiyor, yatırım yapıyor;  kazancını elde ettiği, büyüdüğü kentine ihanet edip kaçmıyor.

İzmir, Konya’nın aldığı kadar kalkınma payı alsa ne olur, onu da siz tahmin edin.

---

İşin özü, bu tür projeler bazı toplumsal gerçekleri yerinde gözlemleme imkanını da veriyor insanlara… Konya-İzmir dostluk köprüsü de bunun çarpıcı bir örneği…

Takım tutar gibi, politik çekişmelerin uzağında doğru ve yerinde saptamalar yapılırsa…

Çünkü hem İzmir hem Konya, Türkiye'nin çok özel iki şehri... Ortak gelişimleri, ülkemizin geleceği...

Mehmet Başkanı tekrar kutluyor ve ekibiyle birlikte bu zorlu yolculuğu başarıyla yerine getirdikleri için herkese; başta iş dünyasına ve siyasilere örnek olmasını diliyorum.

İzmir ve Konya…

İkisi de vazgeçilmez.

İki farklı şehir gibi görünseler de, ortak noktaları hoşgörü… Birbirlerinden alacakları çok şey var.

Yeter ki samimiyet olsun.

------

12.07.2026    

 Hürol Dağdelen  

[email protected]

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ YEREL YÖNETİMLER DÜNYA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ ASAYİŞ SAĞLIK KÜLTÜR SANAT SPOR GENEL SUKESİNTİSİ ELEKTRİKKESİNTİSİ HAKKIMIZDA
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Hakkımızda
Copyright © 2026 Egeli Gazete