Dilek Gappi başkanlığındaki İzmir Gazeteciler Cemiyeti, Türk gazeteciliğinin sembolü olan Şehit Hasan Tahsin için, Dilek Gappi arkadaşımızın büyük desteği ile “Hasan Tahsin Belgeseli” hazırlıyor.

Dün 19 Mayıs Bayramı idi.. Belgeselin yönetmenleri Çeşme’deki evime gelip, gerçekte bir “Hasan Tahsin Müzesi” olan evimde belgesel için benimle çekim yapacaklardı.
Sabah sahile erken gittim. Nerede bir Türk bayrağı görsem gidip, altında, yanında fotoğraf çektim. Türkiye Cumhuriyeti’nin soykırımcı olduğunu ilan eden, tapu senedi Lozan’ın ve 1924 Anayasası’nın kaldırılmasını isteyen Emperyalist uşaklarına inat, şanlı Al Bayrağımıza sımsıkı sarıldım.

Sonra eve dönüp konuklar için hazırlık yaptım.
Nihayet gerçekten işini bilir usta yönetmenlerden Osman Dikiciler ve geçmişte ödüllü Hasan Belgeseli yapımcısı yönetmen ve gazeteci Azize Yeşim Dinçer çekim aletlerini yüklenmişler evime geldiler.
ÇEKİM SAHNESİ
Hasan Tahsin’in nefis tablolarını yapmış olan Üstat Ressam İhsan Arman ve Ressam Hasret Nurdağ’ın tabloları arkamda olmak üzere masama yerleştim.
Masamda, bir yanımda tam 12 kez kazanmış olduğum “Hasan Tahsin Ödülleri” heykelciğinden bir tanesi ve öte yanımda rahmetli Zeynel Kozanoğlu’nun “Anıt Adam” kitabı ve Kırmızı Kedi Yayınevi’nden 2019’da basılan “Hasan Tahsin – Yürekler Selanik” kitabım yan yana olmak üzere belgesel için konuştum.

Gerçekten nefis bir sahne yaratmışım..
NELER ANLATTIM?
Belgeselde şu başlıklarda 6 konuşma yaptım:
- 15 Mayıs 1919’da Hasan Tahsin’in yanı başında şehit olanlar kimdi?
- Hasan Tahsin’de söz eden, lehte ve aleyhte yazılmış kitaplar nelerdir?
- Hasan Tahsin’in gazete yazıları nelerdi?..
- İzmir’i işgal eden Amerika önderliğindeki 36 parçalık saldırgan donanmanın teker teker isimleri ve bayrakları?
- İlk Kurşun Anıtı açılışı nasıl gerçekleşti?
- Hasan Tahsin’in sosyalist ideolojisi neydi?

BELGESEL HIZLA İLERLİYOR
Hasan Tahsin Belgeseli’nde benden önce, şehrimizde en güvenilir Atatürkçü bilim adamlarından Prof.Ergun Aybars hocamız ile öğrencisi Y.Doç.Dr. Emin Elmacı kardeşimiz konuşup görevlerini tamamladılar.
Sonra eşsiz romancımız Samim Kocagöz’ün oğlu Şükrü Kocagöz, el değmemiş belgeleri açıklayarak nefis bir konuşma yaptı.
Belgesel çekimleri hızla ilerliyor.
Ne diyelim?
İyi ki varsın Dilek Gappi..