Egeli Gazete
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Üretimleriyle kendine yeten ülke neden bugün bu hale geldi?
Tuncer Beybağ
YAZARLAR
26 Ocak 2026 Pazartesi

Üretimleriyle kendine yeten ülke neden bugün bu hale geldi?

Bu memleket geçmişte sınırlarından sürüler halinde koyunlar, sığırlar komşu ülkelere kaçırılırdı. Köylünün, çiftçinin yetiştirdiği nohut, fasulye, mercimekler tohumluk olarak Amerika’ya, Afrika’ya, Ortadoğu’ya ihraç edilirdi. Çukurova’nın, Ege’nin zengin ovalarının kaliteli pamuklarının elyaf uzunluğu, liflerinin parlaklığı Türk tekstiline getirdiği gurur verici talepleri; dünya ülkeleri arasında haklı bir tercih yaratmıştı… Bu topraklar ürettikleriyle kendi milletine yeten, kendi halkını kimseye muhtaç etmeden besleyen ve başka ülkelere ihraç eden, kıskanılan bir vatandı.
— BU HALE NASIL GELİNDİ —
Ne oldu da bugün konfeksiyon sanayicisi, kumaş üreticisi tekstilci ülke sınırları dışına fabrikalarını, atölyelerini taşır halde? Ne oldu da insanımız dün ülke tarım ürünlerimizin ucuzluğu nedeniyle, topraklarımıza gıda ticareti talebiyle gelen Yunanlıların, Bulgarların marketlerine, pazarlarına muhtaç hale geldi? Dün bizden tohumluk bakliyat ithal eden ülkelerden, bugün biz insanımızı doyurmak için muhtaç hale düştük? Neden semt pazarlarının en kalabalık saatleri pazarın dağılma zamanı? Giyimleri bile düzgün kişiler, pazarcıların attıklarını kapışır halde? Market reyonlarında, AVM’lerde alışveriş edenden çok, seyirci müşterilerle dolu? Kasaplarda en çok satışlar neden gramlarla, tanelerle yapılıyor? Köylerdeki nüfus kırsaldaki yaşam niye birden bire kentlere yığıldı? Ne oldu da Büyükşehir yasalarıyla il sınırları belediye haline getirildi? Tüzel kişiliği kaldırılan köyler, mahalle yapılmakla şehirleşti mi? Mahalle olan köyler, beldelerde tarımsal üretimler neden çıkmaza girdi, tarım niye buralarda sıkıntılı? Bu dönüşüme tabi olan yörelerde nüfus ortalaması yaşı niye 60-70 yaş üstünde, buradaki gençlere ne oldu? Büyük kentlerin nüfusu neden hızla arttı? Büyük illerin etrafında varoşlar niye çoğaldı?
15-16 yaşındaki gençler, çocuklar mafyacılık oynuyor? Bu soruları alt alta sıralayarak daha da çoğaltabiliriz değil mi?
— HERKEZ BİR KEREDE OLSA TAŞIDIĞI ŞAPKAYI ÇIKARMALI —
Ama önemli olan bu sonucun, bu gidişin nedenlerini, gerekçelerini politikaya sığınmadan, siyaset yapmadan işin temeline bakmalı! Birbirini suçlamadan, doğru bir şekilde işin mutfağından, öznelerden, yaşamların hayatından doğru resimlerle, doğru tespitlerle yanlışlara, yanılgılara, hatalara sen, ben demeksizin neşteri vurmalı, çözümlere doğru yürümeli...
Çünkü bu Vatan bize, dünyanın hiçbir milletinin ödeyemeyeceği bir bedelle, bir faturayla yurt edinilerek emanet edildi. Bu kadar siyaset, bu kadar koltuk aşkı, bu kadar gereksiz, gerekçesiz kavga yetmedi mi? Her hafta Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (T.B.M.M) grup toplantı odalarında kürsüye çıkıp, sütre gerisinden birbirine sallayıp, ortamı germenin kime ne faydası var? Ülke üretimlerini mi artırıyorsunuz, işsizliği mi azaltıyorsunuz, gençlerin geleceğini, eğitimini mi yüceltiyorsunuz? Yoksa tarımın, toplumumuzun, kırsalın gelirini mi çoğaltıyorsunuz? Herkes bir kere taşıdığı şapkasını çıkarıp, önüne koymalı “Biz neden bu hale düştük, nereden buraya geldik, niçin yok ederek geldik” diye kendi kendimizi sorgulayıp, bir düşünelim. Sonra silkelenip hep birlikte ayağa kalkalım…
— DOĞRU REÇETE GAZİ MUSTAFA KEMAL —
“Üreticilerden yoksun olan milletler, üretenlerin esiri olur” diyen ATAM, neden “köylü milletin efendisidir” diyordu? Seçimlerde oy kapmak için siyaset mi yapıyordu, yoksa kendi koltuğunun hesabı içinde miydi? Neden et, süt kurumunu, yem fabrikalarını, hayvan yetiştiren haraları, deri işleyen tesisleri; ayakkabı, basma üreten Sümerbank’ı, tütünü işleyen Tekel’i, halı dokuyan fabrikaları, Tarımsal İşletmeleri hayata geçirdi. Kendi mirasıyla kooperatif kurdurup, tarımsal kalkınma kooperatifine Toroslardaki araziyi bağışladı? Neden Köy Enstitülerini kurdurup, eğitimi, kalkınmayı köyden, köylüden başlattı? Neden üç bakanlığın başına “milli” kelimesini koydu? Neden Milli Eğitim, neden Milli Savunma, neden Milli Ekonomi? Cumhuriyetin ekonomik, sosyal politikalarını belirlerken, yabancı akıllara mı, ecnebi akımlara mı müracaat etti? İzmir İktisat Kongresini (ATAM) kimlerle gerçekleştirdi, burada alınan kararlar nelerdi? Bir düşünün, bir araştırın...
Geçmişini unutanların geleceklerini şaşırdığını sakın unutmayalım! Çünkü tarih acımasızca tekerrür etmekten geri kalmaz. (ATALARIMIZ BİZE NE DEMİŞ;) Elden gelen, öğün olmaz. Elin aklı da bize doğru bir yol göstermez
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ YEREL YÖNETİMLER DÜNYA YAZARLAR FOTO GALERİ VİDEO GALERİ ASAYİŞ SAĞLIK KÜLTÜR SANAT SPOR GENEL SUKESİNTİSİ ELEKTRİKKESİNTİSİ HAKKIMIZDA
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Hakkımızda
Copyright © 2026 Egeli Gazete