Bu söz Al Pacino'nun meşhur filmi Scarface'te bir heykelin üzerinde yazıyordu.Hırsın, bencilliğin ve sınır tanımazlığın altını çizen bu ifade şimdilerde dünyayı yöneten kitlenin adeta mottosu oldu. Eski Türk filmlerinde bu durumu hatırlatan bir tema var. Hırslı bir müteahhit bir şekilde mahalledeki tüm evlerin tapusunu ele geçiriyor, sonra da insanları yerlerinden etmeye çalışıyor. Başrollerin olduğu taraf da bu müteahhit ve onun yardakçısı artık muhtar mı kim varsa ona karşı mücadele ediyor. Türkan Şoray'ın çok çok sevdiğim Sultan filmi bu temaya çok güzel örnektir mesela. O dönemde de yırtıcı hırsa sahip insanlar olsa da bu durum en azından toplumun geneli tarafından ayıp karşılanıyordu. Ancak Steve Jobs'un meşhur ettiği CEO kültürüyle bu durum değişti. Ki Jobs, en azından ortaya kullanışlı, işe yarar ve farklı bir ürün koymuştu. Ondan sonra gelenler hırsı, dediğim dedikliği, insanları sınırlarına kadar zorlamayı ve özellikle Pixar'da yarattığı toksik kültürü olduğu gibi kopyaladılar ama tek yarattıkları şey aşırı şişik şirket değerlemeleri ve aldıkları komisyonlar oldu. Şimdi buna benzer bir olay Arnavutluk'ta yaşanıyor. Donald Trump'ın damadı Jared Kushner, Arnavutluk'ta milyar dolarlık bir tatil köyü projesine başlıyor. Yönetim gelecek paralardan memnun. Ancak halk bu dev tatil köyünü istemiyor. Haftalardır devam eden gösteriler var. Ancak halkın sesi duyulacak mı? Bu bir soru işareti.Benzer bir şımarıklığı Viyana da yaşadı. Jeff Bezos nikahı için ufak bir yeri değil komple şehri kapatmaya kalktı. Yüzde birlik kesimin geçit töreni yaptığı bu şaşalı düğün töreni hakkında Viyana sakinleri de protestolar düzenledi ama onlara kulak veren olmadı.Bunları ufak tefek görgüsüzlükler olarak değerlendirebiliriz belki. Ancak bazen bu hırs hayatlarımızı da etkiliyor.Mesela twitter konusu böyle. Twitter, ilk yaygınlaşmaya başladığında herkesin sesini duyurabileceği, farklı seslerin ve düşüncelerin de temsil edileceği ve tartışmaya açılacağı bir konsept olarak tanıtıldı.Ancak Elon Musk, "fıstık benim olacak vuracağım kırbacı" diye inat edip twitter'ı satın alınca işin rengi değişti. Merak ediyorsanız açıp kendiniz bakabilirsiniz, karşınıza çıkacak ilk 5 twit ya Elon Musk'ın kendisi ya da onun fikirlerini destekleyen hesaplara ait olacaktır.Zaten tüm Silikon Vadisi'nin çalışma mantığı sen önce yap sonra kalıbına uydururuz, kalıba uymuyorsa da bırak kalıp kırılsın şeklinde. Bunu ben söylemiyorum, Silikon Vadisi'ndeki yöneticiler kendi söylüyor. Ancak geriye kalan yüzde 99'luk kesim var. Yani biz. Biz ise sosyal medya bağımlılıklarıyla, dünya çapında yükselen konut giderleriyle, toplu işten çıkarmalarla, üniversite eğitiminin içinin boşaltılmasıyla, azalan iş imkanlarıyla ve dünya çapına yayılan rekabetle mücadele etmek durumundayız.İşin kötüsü güç en tepedeki yüzde 1'de toplanırken, bir de üzerine bu kesimin dalga geçer gibi şımarıklıklarına maruz kalıyoruz.Önümüzdeki dönemde bu durum azalacak gibi de durmuyor. Bakalım 10 - 20 yıl içinde nasıl bir dünyada yaşıyor olacağız?