Bu yıl Avrupa ülkeleri Yapay Zeka'ya karşı harekete geçti. Pek çok ülke Sosyal Medya hesabı açılması ve kullanılması için yaş sınırları getiriyor.
Ancak bu nasıl kontrol edilecek, kısıtlama nasıl yapılacak ve karar ne kadar uygulanabilecek bir soru işareti.
Çünkü özellikle yeni neslin internet kullanımı muazzam seviyelerde ve bir bariyeri atlamak istediklerinde onları durdurmak pek mümkün olmuyor.
Bu tartışmalar devam ederken İngiltere yeni bir fikirle gelmiş.
17 yaşına kadar olan gençlere gece 12'den sabah 6'ya kadar sosyal medyaya erişim engeli getirmeyi planlıyorlar.
Sanırım bu işin sonu telefonları, bilgisayarları gençlerin elinden alıp kasalara kilitlemek olacak.
Ki böyle bile yapsak mevcut krize bir çözüm bulabileceğimizi düşünmüyorum.
Çünkü sosyal medya kullanımının artması krizin kendisi değil, daha büyük bir krizin belirtisi.
Peki nedir bu kriz?
Açıklayayım.
Öncelikle şunu söylemek gerekiyor ki gençler aslında sosyal medyanın zararlarından habersiz değiller.
Sürekli önlerine düşen gösterişli hayatlarla kendilerini kıyaslayıp kötü hissettiklerini hatta depresyona sürüklendiklerini biliyorlar.
Platformlarda daha fazla vakit geçirsinler diye kendilerine korkutucu ya da öfkelendirici içerikler sunulduğunun da gayet farkındalar.
Peki durum böyleyken neden Sosyal Medya'dan uzak duramıyorlar?
Çünkü sistem gençleri okumaya, spor yapmaya, bir hobi edinmeye, yeni bir şey denemeye teşvik etmiyor.
Teşvik edilen sistem önce akademik başarıdan ve sonraki hayatlarında da kazandıkları paradan ibaret.
Bu nedenle gençler kitap okumayı zaman kaybı olarak görüyor çünkü masada oturup bir kitaba bakacaksam en azından test kitabına bakayım diyor.
Ya da bir sporu en azından amatör şekilde yapmak yerine ya evde oturup popüler ne varsa onu izlemeyi ya da vücut geliştirmeye gidip sosyal medya platformlarına güzel profil fotoğrafları hazırlamanın derdine düşüyor.
Sonuç olarak öyle bir sistem kuruldu ki size like getirmeyecek ya da para kazandırmayacak herhangi bir şeyi yapmak anlamsız hale geldi.
Tabii bundan en çok da gençler etkilendi.